YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1792
KARAR NO : 2023/373
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.08.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 271 … maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, eyleminin suç teşkil etmediğine, katılan ile aralarında herhangi bir telefon alışverişi gerçekleşmediğine, katılanın akrabaları olan tanıkların gerçeği söylemediğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılana satmış olduğu cep telefonunun, arabasının torpido gözünde iken, kutusu ve faturasıyla birlikte çalındığı yönünde şikayette bulunmak suretiyle suç uydurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın şikayeti sonrasında yapılan araştırmada, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan alınan 12.05.2015 tarihli cevabi yazıda suça konu cep telefonunun IMEI numarası ile yapılan sorgusunda katılan … tarafından kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.08.2015 tarihli kararı ile katılan … hakkında hırsızlık suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili mercilere işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak gerekmekte olup ayrıca bir kişiye isnatta bulunulmaması gerekmektedir.
İftira suçunun oluşabilmesi için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için somut ve belirlenebilir bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, suça konu cep telefonunu eski kiracısı olan katılana satıp, satış bedelinin bir kısmını alıp telefonu katılana teslim ettikten sonra, cep telefonu için kararlaştırılan satış bedelinin kalan kısmını alamaması üzerine, cep telefonunun aracın torpido gözünde iken içinde faturası da olduğu halde kutusu ile birlikte çalındığından bahisle şikayetçi olduğu anlaşılan olayda, sanığın bildirdiği IMEI numarası ile cep telefonunu elinde bulunduran, hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin belirlenebilir olması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/716 Esas, 2016/608 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.