Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7143 E. 2009/8963 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7143
KARAR NO : 2009/8963
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu olan 163 ada 146 parsel sayılı 11706,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İsmail oğlu … adın tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve çekişmeli taşınmazın … … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin payları oranında … … mirasçıları davacı … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu olan taşınmazın toprak tevzi komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve dağıtım cetvelinde davacının murisi adına belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın öncesinin başka kişilere aitken davacı ve davalının murislerince satın alınıp daha sonra aralarında paylaşıldığı tespit gününe kadar paylaşımın bozulmadığı anlaşılmaktadır. 1960 yılında yapılan toprak tevzi çalışmasında ise aynı taşınmaz … … ve … adına belirtildikten sonra, dağıtım cetvelinde … … adına gösterilmiştir. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden tarafların murisleri arasındaki paylaşımın tarihi bilinememektedir. Davacı 14.08.2007 tarihli oturumda murislerinin arasındaki taksimden sonra arada kadim sınır bulunduğunu, kendilerine düşen yer mera yazıldığı için öncesi bir olan çekişmeli taşınmaza da dava açtığını bildirmiştir. Mahkemece davacının dava ve istemi açıklatılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davacıdan davasının ne olduğu ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, davanın çekişmeli taşınmazın 1/2 payına mı, çekişmeli taşınmaz üzerinde zeminde kullandıkları bölüme mi, yoksa çekişmeli taşınmazın tamamına mı yönelik olduğu netleştirildikten sonra; dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taraflar arasındaki taksimin tarihi ve şekli sorulup saptanmalıdır. Bundan sonra, tarafların murisleri arasındaki taksimin tarihi toprak tevzi komisyonu çalışmasından önce veya sonra olmasına göre, taksime rıza gösterdikleri tarihte davacının murisinin 163 ada 145 parsel sayılı taşınmazın öncesinin mera olup olmadığını bilip bilemeyeceği, aralarındaki taksime rıza gösterirken bu durumdan haberdar olup olmayacağı veya taksime rıza gösterirken bu hususta bir çekince koyup koymadığı hususu maddi olaylara dayalı olarak tartışılıp değerlendirilmelidir. Ulaşılacak sonuçlara göre, davacının murisinin 163 ada 145 parsel sayılı taşınmazın öncesinin mera olduğunu bildiği ve taksim sırasında bu hususta çekince koymadığı sonucuna ulaşılması halinde, davacı tarafın varsa çekişmeli taşınmazda taksime uygun olarak kullandıkları bölümün davacı taraf adına tesciline karar verilmelidir. Davacının murisinin 163 ada 145 parsel sayılı taşınmazın öncesinin mera olduğunu bilmediği veya bilemeyeceği veya mera olduğunu bilmekle birlikte taksim sırasında çekince koyduğu sonucuna ulaşılması halinde davalı tarafın, sonradan ortaya çıkan bu durum karşısında Borçlar Kanunu’nun 189. maddesi ve devamındaki maddelerde düzenlenen zapta karşı tefekkül sorumluluğu bulunup bulunmayacağı hususları tartışılıp değerlendirilmeli, belirtilen hususlar gözetilerek yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonucunda elde edilecek deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.