Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7051 E. 2009/9014 K. 25.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7051
KARAR NO : 2009/9014
KARAR TARİHİ : 25.12.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 437 ada 3, 4, 5, 6, 28, 29 ve 30, 443 ada 2 ve 4 parsel sayılı 23924,12, 8965,03, 43089,73, 25598,08, 14004,04, 5894,34, 1379,95, 2940,51 ve 3161,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar toprak tevzi komisyonunca Hazine adına belirtildiği ve haritaya bağlandığı gerekçesi ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Müdahil … aynı iddialara dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptalleri ile; 437 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …, (B) harfi ile gösterilen bölümünün eşit paylarla … ve … adlarına, 437 ada 4 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla … ve … adlarına, 437 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, (C) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, (D) harfi ile gösterilen bölümünün müdahil … adına, (E) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, (F) harfi ile gösterilen bölümünün … adına, (G) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (H) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (I) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (J) harfi ile gösterilen bölümün eşit paylarla … ve … adlarına tesciline, 437 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (B) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (C) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (D) harfi ile gösterilen bölümün … adına, (E) harfi ile gösterilen bölümün … adına tesciline, 437 ada 28 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla … ve … adlarına tesciline, 437 ada 29 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün …, (B) harfi ile gösterilen bölümün …, (C) harfi ile gösterilen bölümün … adına tesciline, 437 ada 30 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün …, (B) harfi ile gösterilen bölümün …, (C) harfi ile gösterilen bölümün … adlarına tesciline, 443 ada 2 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla Yüksel ve … adlarına, 443 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 4/8 payının … 1/4’er den 4/8 payının ise Kazım, Gani, Bedrettin ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi olduğu ve davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17 ve 46. maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Dosya içerisine getirtilen belgelerden taşınmazların bulunduğu bölgede 1957 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca çalışma yapıldığı, belirtmelik tutanaklarının düzenlendiği ve haritaya bağlandığı, belirtmelik tutanağına göre tevzii çalışmaları sırasında Hazineye ait 19.07.1949 tarihli 112 ve 118 nolu tapu kayıtları ile davacıların murislerine ait Ağustos 1947 tarih, 58 ve 59 sıra numaralı 09.05.1957 tarih 51 ve Mayıs 1935 tarih, 185 sıra nolu tapu kayıtlarının uygulandığı, kadastro tespiti sırasında komşu parsellerin, tapu kayıtlarına dayanılarak tespit edildikleri anlaşılmaktadır. Hazineye ait tapu kayıtları taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal etmesi sonucu oluşmuş, davacıların dayanağı olan tapu kayıtları ise sınırlarında, kaçak ve yitik kişileri okumaktadır. Mahkemece sözü edilen tapu kayıtları tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte getirtilerek yöntemine uygun olarak uygulanıp, kapsamları belirlenmediği gibi; şahıslara ait tapu kayıtları mevcut olmasına rağmen taşınmazların hangi nedenle Hazine adına tespit edildiği hususu üzerinde de durulmamıştır. Dava konusu taşınmazlardan 443 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ait belirtmelik tutanakları ve tablendikatifler getirtilmemiş, taşınmazlar ırmak kenarında bulunmasına ve 4 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın edinme sütununda taşınmazın evveliyatında dere yatağı olduğunun belirtilmesine rağmen, jeolog bilirkişi dinlenerek taşınmazların aktif dere yatağı içinde kalıp kalmadıkları; Devlet Demir Yolları kamulaştırma haritası getirtilip uygulanarak, taşınmazların bu yöne doğru genişlemesinin olup olmadığı; zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadıkları da araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle Hazine ve davacılar murislerine ait tüm tapu kayıtları tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte dosyaya getirtilmeli, tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, belirtmelik tutanak ve haritaları ile tablendikatifler ile Devlet Demir Yollarına ait kamulaştırma haritası belgeleri dosyaya getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, yansız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yönteme uygun olarak belirlenecek taraf tanıkları ile fen, jeolog ve ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında, belirtmelik tutanakları ve haritası, Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kayıtları, belirtmelik tutanağında belirtilen ve davacılar murislerine ait olan tapu kayıtları ve varsa tarafların dayanağı olan diğer belgeler uygulanıp taşınmazların konumu saptanmalı, çekişmeli taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca nasıl bir işleme tabi tutulduğu belirlenmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği, aktif dere yatağı olup olmadığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberce götürülecek teknik bilirkişiye toprak tevzi paftası ve kadastro paftası ve kamulaştırma haritası çakıştırılmak sureti ile uygulanan kayıtların kapsamını ve konumunu belirtir, keşfi takibe imkân verir kroki düzenlettirilmeli, jeolog bilirkişiden 443 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden taşınmazların niteliği, aktif ırmak yatağı içinde kalıp kalmadıkları, zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadıkları yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46/1. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır. Davacıların dayanağı olan tapu kayıtlarının sınır yönünden kaçak ve yitik kişi taşınmazlarını gösterdiği, bu tür taşınmazların temlik edildiği kanıtlanmadıkça kayıt ve miktar fazlalıklarının kazanılmasının mümkün olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı hususları düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.