YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7298
KARAR NO : 2008/7206
KARAR TARİHİ : 13.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 309 ada 10 ve 310 ada 5 parsel sayılı 3388.52 ve 6637.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 hisselerle … ve ölü … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içerisinde tapu kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı … ile … mirasçıları ve … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli 309 ada 10 parsel sayılı taşınmazın Hazine’nin temliki ile oluşan daha eski tarihli ve sahih esasa dayanan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu kaydı miktar fazlası bölüm üzerinde davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı ile edinme koşullarının gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif ve uygulama, dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporlarıyla belirlendiğine göre Hazine temsilcisinin çekişmeli 309 ada 10 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,
2-Hazine temsilcisinin 310 ada 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; tespit tutanağının edinme sebebindeki açıklamalara göre çekişmeli 310 ada 5 parsel sayılı taşınmaz Hazine’nin temliki ile oluşan Ocak 1959 tarih 25 numaralı tapu kaydı esas alınarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Taşınmaz başında 11.06.2007 günü yapılan keşifte Mahkemenin bu taşınmazla ilgili gözlemi “üzerinde ekili dikili herhangi bir mahsulün bulunmadığı, geven tabir edilen küçük çalımsı bitkilerle kaplandığı, güneyinde yer alan boş hali arazinin zemin yapısı ile aynı yapıya sahip bir arazi olduğu” şeklinde tutanağa geçmiş; dinlenen mahalli bilirkişi davalı tarafın dayanağını oluşturan Ocak 1959 tarih 25 numaralı tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle bu taşınmaza uymadığını, davacı Hazine’nin dayandığı toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonunda oluşan Haziran 1961 tarih 1069 numaralı tapu kaydının bu taşınmaza uyduğunu, davalı tarafın taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığını bildirmiştir. Aynı keşifte dinlenen tespit bilirkişisi ile davalı taraf tanığının beyanları da davalı tarafça çekişmeli taşınmaz üzerinde Hazine tapusunun
oluşumundan önce veya sonra sürdürülen bir zilyetlik olduğunu kabule yeterli bulunmamaktadır. Yine uzman fen bilirkişisinin raporunda ve kararın gerekçe kısmında işaret edilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.02.2000 tarih 2000/4-3 sayılı ilamının çekişmeli taşınmazın karşılık geldiği toprak tevzi komisyonunun 7 ada 39 parsel sayılı taşınmazı ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece Hazine’nin çekişmeli 310 ada 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.