YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3588
KARAR NO : 2008/7179
KARAR TARİHİ : 11.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 10.4.2007 gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … ile … vs. vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Dava konusu taşınmazların tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamında kaldığının tartışmasız olduğu, uyuşmazlığın, Hazine tarafından açılan ve bu davanın taraflarının davalı olarak aynı safta bulundukları dava sonucunda hükmen oluşan tapu kayıtlarındaki mirasçılar, paydaşlar ve pay oranlarının doğru olup olmadığına ilişkin bulunduğu açıklanarak, davacılara hangi tapuya dayandıklarını, miras bırakanlarının kimler olduğunu, tapu kaydındaki paylarının olması gereken miktarı ve davanın kimlerin payına yönelik olarak açıldığını açıklamaları için … verilmesi, taleplerinin ne olduğunun açıklattırılması ve bu taleple bağlı ve sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi, mirasçılık belgelerine yöneltilen itirazlarla ilgili olarak taraflara mirasçılık belgelerini kanıtlamak için olanak tanınması, bağlayıcı nitelikteki mirasçılık belgeleri dikkate alınarak paydaşlar ve pay oranlarının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davaların reddine karar verilmiş; hüküm davacı … ve arkadaşları vekili Av. Av. … ile Davacı …, … ve arkadaşları vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Temmuz 1291 tarih 21, 22, 23 ve 24 sıra numaralı tapu kayıtlarında 1/12 pay sahibi olan kişinin … (Hamid el Abd-el …) değil … olduğu ve kendilerinin de bu şahsın mirasçıları bulunduğu hususları kanıtlanamadığına göre davacılar … ve arkadaşları vekili Av. … ’nin yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) … Demirel ve arkadaşları ile … ve arkadaşları vekili Av. … ’nin temyiz itirazlarına gelince; bu kişilerin temyiz itirazları iki grupta toplanmaktadır:
Temyiz edenlerden … ve müştereklerinin temyiz itirazları, Mart 1289 tarih 40, 41, 42 ve 43 sıra numaralı tapu kayıtlarından gelen Temmuz 1314 tarih 127, 128, 129 ve 130 sıra numaralı tapu kayıtlarında murisleri Hamide (Humeydi) … ’in 1/8 pay sahibi olduğu ve aynı kökten gelen Eylül 1305 tarih 20, 21, 22 ve 23 sıra numaralı tapu kayıtlarında kayıt maliki … mirasçıları ile eşit paya sahip oldukları halde kadastro
sonucu oluşan tapu kayıtlarında iki grup arasındaki eşitliğin bozulduğu ve kendilerine daha az pay verildiği yönlerine ilişkindir. Dosya içinde mevcut ve yukarıda sözü edilen tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda Mart 1289 tarih 40 ila 43 sıra numaralı tapu kayıtlarının taşınmazların 1/4 hissesine ilişkin bulunduğu ve bu hissenin yarısı olan 1/8 hissenin Temmuz 1314 tarih 127 ila 130 sıra numaralı tapu kayıtlarıyla temyiz edenlerin murisi Hamide (…) … , diğer 1/8 hissenin ise Eylül 1305 tarih 20 ila 23 sıra numaralı tapu kayıtlarıyla davalılar … ve müştereklerinin murisi … adına tedavül gördüğü anlaşılmaktadır. Kadastro komisyonunca, 1/4 hisseye isabet eden payların yarısının (1/8) … mirasçıları ve kalan yarısının da (1/8) İsa mirasçılarına pay edilmesi gerekirken her iki grup altındaki tüm mirasçılara eşit pay verilmek suretiyle sonuçta Salih mirasçılarına toplam 244, İsa mirasçılarına ise 546 pay verilerek … mirasçılarına ait olan payların bir bölümünün … mirasçıları adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece … mirasçıları olan davacılardan … ve arkadaşlarının bu yöne ilişen davalarının kabulü ile İsa mirasçıları adına fazla yazılan hisselerin iptali ile söz konusu hisselerin … mirasçıları adına tesciline karar vermek gerekirken dosya kapsamına aykırı olarak davalarının reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Temyiz edenlerden … mirasçıları olan … ve arkadaşlarının temyiz itirazları ise, tapu kayıtlarıyla (Temmuz 1930 tarih 89 ila 92, Mayıs 1940 tarih 66 ila 69 ve Temmuz 1291 tarih 21 ila 24 sıra numaralı tapu kayıtları) toplam 1/3 hisseye sahip oldukları ve ayrıca Temmuz 1291 tarih 21, 22, 23, ve 24 sıra numaralı tapu kayıtlarında 1/12 pay sahibi olan … payının kendi yararlarına hukuki kıymetini kaybettiği, bu şekilde toplam paylarının 1317/3164 olması gerekirken daha az pay aldıkları ve eksik aldıkları payların …’nün oğlu … mirasçıları adına tescil edildiği hususlarına yöneliktir. Dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda … mirasçıları olan davacıların tapuda kayıtlı paylarının Temmuz 1930 tarih 89 ila 92, Mayıs 1940 tarih 66 ila 69 ve Temmuz 1291 tarih 21 ila 24 sıra numaralı tapu kayıtları ile toplamda 1/3 olduğu anlaşılmakta olup mahkemece kendilerine tapuda kayıtlı paylarından daha az pay verilmiş olması isabetsizdir. Diğer taraftan, dosya içinde mevcut kadastro tutanağı, komisyon kararı ile tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda, Temmuz 1291 tarih 21, 22, 23, ve 24 sıra numaralı tapu kayıtlarında yazılı … hissesinin Eylül 1959 tarih 121 ila 124 sıra numaralı tapu kayıtları ile … ve arkadaşları adına tedavül gördüğü ancak kadastro sırasında, adı geçen kişilerin çekişmeli taşınmazlarda hiç zilyetlikleri bulunmadığından bahisle bu kişilerin paylarının …’nün oğlu … mirasçıları olan … ile müşterekleri adına tesbit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemesinde görülen dava sırasında … ve arkadaşları 1959 tarihli tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlar ve paylarının adlarına tescilini istemişler ise de davaları reddedilmiş, verilen karar kesinleşmiştir. Gerek kadastro tesbiti ve komisyon kararında ve gerekse de Kadastro Mahkemesi kararı ile … paylarının Bergü’nün oğlu Maho mirasçıları olan … ve müşterekleri adına hukuki kıymetini kaybettiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemesinde görülen yargılama sırasında … mirasçılarının söz konusu tapu kayıtlarının kendi yararlarına hukuki kıymetini kaybettiği yönünde bir davaları bulunmadığı ve böylece işbu davaya konu ihtilaf Kadastro Mahkemesinde tartışılmadığı için Kadastro Mahkemesi kararının … mirasçıları aleyhine kesin hüküm oluşturduğundan söz edilemez. Ancak, gerek kadastro tesbiti, gerek komisyon kararı ve gerekse de Kadastro Mahkemesi kararı ile şekillenen fiili durum davacı … mirasçıları aleyhine güçlü delil oluşturmaktadır. Bu nedenle, Salih El-Hamid’e ait 1/12 payın kendi yararlarına hukuki kıymetini kaybettiği ve adlarına tescilinin gerektiği hususlarını ispat ve güçlü delili bertaraf etme külfeti davacı … mirasçılarına ait bulunmaktadır. Ne var ki mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmamış, davacılara bu iddialarını kanıtlamak üzere imkan tanınmamıştır. Hal böyle olunca öncelikle
… mirasçılarının tapuda kayıtlı paylarının adlarına tescilline karar verilmesinin zorunlu bulunduğu dikkate alınmalı, bundan sonra … payı yönünden davacı tarafa iddialarını kanıtlamak üzere imkan tanınmalı, delilleri sorulmalı, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından her bir çekişmeli taşınmazı kimin ve ne kadar süreden beri fiilen kullandığı, zilyetliğin kimden kime ve ne suretle intikal ettiği ayrıntılı bir şekilde sorulmalı, … payının taşınmazların tamamında ya da bir bölümünde davacılar … mirasçıları lehine hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilemez. Davacılar … ve arkadaşları ile davacılar … Direk ve arkadaşları vekili Av. … ’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 500.00 YTL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak duruşmada kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılar … ve arkadaşlarına verilmesine, 11.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.