Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/8531 E. 2023/443 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8531
KARAR NO : 2023/443
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; … Mahallesi 262 ada 40 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal olarak değerlendirilen taşınmaz imar parseli olduğundan % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiği, kadastral parsel olan dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğuna dair bilirkişi raporuna katılmadığını, idarece yapılan değerleme kanuna ve yargı kararlarına göre daha uygun olduğunu bu sebeple kıymet takdir raporundaki bedel üzerinden tespit yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın parsel sorgulama programı üzerinden tespit edilen özellikleri neticesinde dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli kabul edilmesinin dosya kapsamıyla uyuşmadığı gözetilerek resen yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın aynı değerde olduğu sonucuna varılmış ve dava konusu taşınmazın m² birim fiyatı 227,39 TL olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun ve hakkaniyetli olduğu kabul edilerek yeniden yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü alt bendi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal seçilen taşınmaz imar parseli olup dava konusu taşınmazın ise kadastral parsel olduğunu, tüm terklerini tamamlamış ve belediye hizmetlerinin tümünden yararlanan bir parselin her zaman kadastral parselden daha değerli olacağını, bu nedenle emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın aynı değerde olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında emsal alınan taşınmazın tapu kayıtları, satış şartları incelenmemiş olması sebebiyle bu taşınmazın emsal olarak kabul edilemeyeceğini, kamulaştırma dosyalarında emsal inceleme usulü belli olup bu yönteme uyulmadan hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporu olmadığından ve gerekçeli kararda hesap şekli açıklanmadığından kararın gerekçeden yoksun ve denetime elverişli olmadığı ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Arsa niteliğindeki … Mahallesi 262 ada 40 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir. Ancak;

3. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre hakim, adil ve hakkaniyete uygun olarak kamulaştırma bedelini tayin ederken keyfi olarak hareket edemez. Bu takdiri yaparken, alınan bilirkişi raporlarından herhangi birini veya bu raporlar arasında bir değeri tespit edebilir. Şayet bu raporlar mahkemece karar verilmesine yeterli görülmez ise yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu durumda mahkemece, bilirkişi kurulu raporları geçersiz ve inandırıcı bulunmadığından yeniden emsal bilidirilmesi için taraflara süre verilip, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilerek yeniden 2942 Kanun’un 15 inci maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahalinde keşif yapılıp, alınacak olan raporun yasa hükümlerine uygun olup olmadığı denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

4.Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesinde ilk karara esas alınan bilirkişi raporunda m² bedeli olarak 385,00 TL, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda 418,39 TL, Bölge Adliye Mahkemesince resen yapılan hesaplama sonucu ise 227,39 TL/m² değer biçildiği anlaşılmakla alınan raporlar arasında çelişki oluştuğu açık olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.

5.Bölge Adliye Mahkemesi kararında kaldırılmasına karar verilen İlk Derece Mahkemesi kararının esas ve karar numarasının ve istinaf eden tarafların hatalı yazılması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.