Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7560 E. 2008/5978 K. 09.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7560
KARAR NO : 2008/5978
KARAR TARİHİ : 09.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 161 ada 10 parsel sayılı 1120.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz malikinin tespit edilememesi nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 1/2 hissesinin … oğlu ölü … , 1/2 hissesinin ölü … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın 1/2 payının davacının miras bırakanı … ait olduğu, kadastro tespit gününde lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan, keşif yerel bilirkişi, tanık beyanları ve toplanıp, değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiş olduğundan davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak davacı, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın kendisi ve kardeşi adına tescilini talep etmiş, keşif sırasında alınan imzalı beyanında ise çekişmeli taşınmazın 1/2 payının kendisi ile kardeşi Ahmet adına, kalan 1/2 payının da …, … ve … adlarına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davacının tereke adına dava açtığı kabul edilmek sureti ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacının kök murisi olan …’in davacının babası ve amcası … ’den başka mirasçıları bulunduğu gibi, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından davacının babası … ile amcası …’in dava konusu taşınmazı müştereken kullandıkları anlaşılmaktadır. Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri ancak kendi payı için dava açma yetkisine sahiptir. Somut olayda Hüseyin mirasçıları davacı olmadıkları, açılmış bulunan davaya müdahale talebinde de bulunmadıkları gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesinde yazılı ve mahkemece re’sen araştırma yapılmasını gerekli kılan koşullar da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davada taraf olmayan kişi lehine tescil kararı verilemez. Davanın, davacının 1/2 payı ile sınırlı olarak kabulüyle çekişmeli taşınmazın dava konusu olmayan 1/2 payının Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.