Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6426 E. 2008/6554 K. 23.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6426
KARAR NO : 2008/6554
KARAR TARİHİ : 23.10.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 159 ada 1 parsel sayılı 34,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … kızı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … ve vekili, yasal süresi içinde taşınmazın ortak muris … ’dan gelen miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 14/240 hissesinin davacı …, 226/240 hissesinin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın muris … ’dan kaldığı ve davacının dava konusu taşınmazda annesi … üzerinden gelen miras payı oranında hakkı bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın muris … oğlu … ’dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık muris … terekesinin usulen taksim edilip edilmediği ile taksim edilmiş ise dava konusu taşınmazın kimin payına düştüğü hususlarındadır. Davalı taraf 1970’li yıllarda muris terekesinin usulen taksim edildiğini ve dava konusu taşınmazın davalının payına düştüğünü, anneleri …’ın payına ise 146 ada 7 parsel sayılı taşınmazın düştüğünü; davacı tarafça taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin aralarındaki kiracılık ilişkisinden kaynaklanıp fer’i nitelikte bulunduğunu bildirmiş ve dosyaya resmi kurumlarca düzenlenmiş bir kısım belge örneklerini sunmuştur. 14.11.2006 tarihli oturumda dahili davalı sıfatıyla dinlenilen davacının ana baba bir kardeşleri Şaziye ve … da davalının savunmasını destekler yönde beyanda bulunmuşlardır. Dinlenen bilirkişi ve tanıklardan bazıları taksimi bilmediklerini, bazıları ise çekişmeli taşınmazın taksimen davalıya kaldığını, taşınmazı uzun yıllardır davacı … ile babası …’in kullandığını bildirmişlerdir. Mahkemece muris … terekesinin usulüne uygun biçimde taksim edilip edilmediği hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için ölüm gününde muris … oğlu … terekesine dahil olan tüm mallar tespit edilip taşınmaz mallara ait tespit tutanağı örnekleri dosya içine
getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşifte ölüm gününde muris … ’ın terekesine dahil olan taşınmazlar tek tek gezilerek halen ne durumda bulundukları, hangi nedenlerle kimlerin adına tespit edildikleri; murisin ölüm gününde 4 yaşında olan davalı ve aynı yıl içinde doğmuş bulunan kardeşi Müyesser ile anneleri …’ın da katılımıyla geçerli bir taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa her bir paydaşın payına nelerin düştüğü, bu taşınmazların kadastro tespitlerinin kimin adına yapıldığı; davalının dosyaya sunduğu emlak belgelerinin nereye ait olduğu, esnaf ve sanatkar sicil kaydı ile Bağ-kur primi ödemeye esas olabilecek davalının başkaca bir işinin olup olmadığı, davalının başkaca bir işi yoksa bu belgelerin ne sebeple düzenlendiği; davalının cevap ve temyiz dilekçelerinde bildirdiği 146 ada 7 sayılı parselin öncesinde kime ait olduğu, tespitte kimin adına tespit edildiği, davacı … adına tespit edilmişse davacının taşınmaz üzerindeki hakkının hangi akdi veya irsi ilişkiden kaynaklandığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve harici taksime dayanan tarafın harici taksimin varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğuna ilişkin ilke de gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.