Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3244 E. 2008/6537 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3244
KARAR NO : 2008/6537
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin üyesi olduğu davalı kooperatifin 08.04.2007 tarihli genel kurulda 5 ve 6. maddelerdeki önceki yöneticiler hakkında alınan kararların, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 46. maddesine aykırı olarak, gündemde bulunmadığı halde görüşüldüğünü ileri sürerek, bu kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların 3. ve 4. maddelere ilişkin muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, bu maddelerin iptalinin istenemeyeceğini ve alınan kararların yasaya uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, gündem maddelerinin ve özellikle gelir gider tablolarının ayrı ayrı görüşülmesi ve oylanması gerekli olduğu, genel kurul gündeminde olmayan maddelerin görüşülüp karara bağlanamayacağı, gündem dışı maddenin görüşülmesi ile ilgili prosedürün yerine getirilmediği, ancak 6. maddede alınan kararın açık olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, genel kurulda alınan kararlardan 3. ve 4. maddeler ile tazminat davası açılmasına ilişkin kararların iptaline, 6. maddenin iptali isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, dava kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca, kural olarak genel kurul gündeminde olmayan konular görüşülüp bu konuda karar alınamaz ise de somut olayda bilançonun görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrası genel kurulun gündeminde olup, bu bağlamda aynı yıl içinde iki ayrı dönemde görev yapan iki ayrı yönetim kurulunun hesaplarının ayrı ayrı görüşülmesi ve ayrı ayrı ibra edilmeleri ile ibra edilmeyen yönetim kurulu hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin karar alınması gündemde bulunmadığı gerekçesiyle iptale konu olamaz. Çünkü bu kararlar, gündemde yer alan bilançonun görüşülmesi ve yöneticilerin ibrası maddeleri kapsamında değerlendirilecek hususlardır. Kaldı ki, gündemin 6. maddesinde, tapu ve projeyle ilgili kaybedilen parayı geri alabilmek için yönetime yasal yollara başvurma yetkisinin verilmesi şeklinde bir madde bulunmaktadır. Buna göre, kısmen de olsa sorumluluk davası açılması hususu da gündemde yer almaktadır. Diğer yandan, bir bilanço döneminde iki ayrı yönetim kurulu görev yapmış ise bunların
./..

2008/3244-6537 S/2

hesaplarının ayrı ayrı görüşülerek ibra edilmeleri gerekir. Bu itibarla, mahkemenin iptal kararlarına ilişkin gerekçeleri doğru değildir. Ancak, iptali istenilen genel kurul kararları, esas itibarıyla ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılması kararları olup, bu kararların tek başına uygulanabilir nitelikleri bulunmamaktadır. Bu kararlar yalnızca sorumluluk davası açılmasına olanak sağlayan kararlardır. Bu itibarla, ilgilileri hakkında sorumluluk davası açılmadıkça, daha önceki bir aşamada bu genel kurul kararlarının iptali için dava açılması mümkün değildir. (E.Çamoğlu, (Poroy/Tekinalp) 8.Bası, Sh.330 No:599 vd., H.Pekcanıtez, Prof.Dr.Kudret Ayiter’e Armağan, Sh.479, Prof.Dr.Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu’na göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3.Bası, Sh.220 ve 221) Nitekim, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Ancak somut olayda, davacılar hakkında sorumluluk davası açıldığı da savunulmuştur. Bu itibarla mahkemece, açıldığı iddia edilen sorumluluk dava dosyası varsa getirtilip incelenerek, eldeki bu davanın sorumluluk davasında savunma nedeni olabileceği kabul edilerek, bu nedenlerle davacıların ayrıca bu davayı açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi, sorumluluk davası açılmamış ya da takipsiz bırakılmış ise bu durumda bu kararların iptal edilebilir kararlardan olması nedeniyle davanın esasına girilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.