YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6409
KARAR NO : 2022/5659
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davacı temlik alan … İnş. Tur. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 06.12.2022 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı temlik alan … İnşaat Turizm Taahhüt Gıda Proje Otopark İşletmeciliği Güvenlik Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat … … ile davalı vekili Avukat … geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı idare arasında … İlköğretim Okulu ve … İlköğretim Okulu yıkım ve yeniden yapım işi konusunda 10/03/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, davacı yüklenicinin inşaat çalışmalarına okulların tam olarak boşaltılmamış olması ve diğer sebeplerle fiili olarak geç başlanmak zorunda kalındığını ve davacı yükleniciden kaynaklanmayan sebeplerle işte gecikmeler yaşandığını, ancak davalı idarenin İstanbul 16. Noterliğinin 30/12/2011 tarihli ihtarı ile işin süresi sona ermeden sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini iddia ederek yapılan imalat bedellerinden bakiye alacağı 600.000,00 TL’nin tahsili ile davalıya verilen teminatların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, davacının sözleşme nedeni ile sözleşmesel ve yasal kesintiler sonrasında idare nezdinde bakiye alacağı kalmadığı gibi müvekkili idarenin yükleniciden alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının uzatılan süreyi de kullanmasına rağmen işin az bir kısmını tamamlayabildiği, inşaat ruhsatı alınamamasının davacının işini bitirmesine engel olmadığı gibi sözleşmenin 1.6 maddesinde inşaat ruhsatı alma yükümlülüğünün yüklenicide olduğu, bilirkişi kurulu tarafından yapılan kesin hesap sonucunda davacı yüklenicinin davalı idareye borçlu çıktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temlik alan … İnş. Tur. Ltd. Şti. tarafından karar istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2021/1513 Esas – 2021/1653K ve 21.09.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, temlik alan … İnş. Tur. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, pasifleri (borçları) aktiflerinden (varlıklarından) fazla olan, yani borca batık olan bir şirketin belirli koşullarda (geçici olarak) iflasına karar verilmesini önlemek, başka bir deyişle iflas kararı verilmesini gerektiren borca batıklığı ortadan kaldırmak, şirketin durumunun düzeltilmesi ve şirketin tüzel kişi olarak varlığını ve faaliyetini sürdürmesini sağlamak için geliştirilmiş bir kurumdur. İflasın ertelenmesi süresince alınacak mal varlığını koruma tedbirlerinden en önemlisi kayyım atanmasıdır. Hukuk sistemimizde başlıca iki tür kayyımlık bulunmaktadır. Bunlar : Yönetim kayyımı – Gözetim ve denetim kayyımıdır. Şirketin yönetiminin tamamen kayyıma bırakıldığı durumlarda, şirket malları ve işletmesi üzerindeki tasarruf hakkı ve bu mallar ve işletme ile ilgili işlemlerde temsil yetkisi, kısaca şirketin yönetimi ve temsili ticaret mahkemesinin bir üst izin ve denetim mekanizması altında yönetim kayyımı tarafından yerine getirilecektir. Gözetim ve denetim kayyımlığında ise, kayyım doğrudan şirketi yönetme ve temsile ilişkin faaliyetlerde bulunamaz, ona sadece yönetim organının kararlarının ve işlemlerinin geçerliliğinin denetlenmesi ve onaylanması görevi verilmiştir.
Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde, yüklenici şirket … Elektrik İnş. Ltd. Şti tarafından Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/441 Esas sayılı dava dosyası ile iflasın ertelenmesi talep edildiği, mahkemece 03.10.2011 tarihinde şirkete kayyım atandığı, söz konusu dosyaya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve bu mahkemede 2015/542 Esas sayısı aldığı ve yargılamaya bu mahkemece devam edildiği, mahkemece 06.03.2019 tarihli müzekkere cevabı ile yüklenici şirkete atanan kayyımın yönetim kayyımı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici … Elektrik İnş. Ltd. Şti tarafından eldeki dava, 12.04.2012 tarihinde açılmış, dava tarihinden sonra Ankara 24. Noterliğinin 16.04.2012 tarih ve 8970 yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile dava konusu alacak … İnş. Tur. Ltd. Şti.ye devredilmiştir. Mahkemece, dava açıldıktan sonra dava konusu alacak devredildiğinden 6100 sayılı HMK’nın 125/2. maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilerek alacağı devralan sıfatıyla … İnş. Tur. Ltd. Şti. davacı sıfatıyla yargılamaya kabul edilmiş ve yargılama sonlandırılmış ise de; az yukarıda açıklandığı üzere temlik sözleşmesinden önce 03.10.2011 tarihinde yüklenici şirkete yönetim kayyımı atandığı, bu nedenle yüklenici şirketin şirketi yönetme ehliyetinin kısıtlandığı, kayyım tarafından temlik sözleşmesinin onaylandığına dair dava dosyasına da herhangi bir belge, bilgi yansımadığı anlaşıldığından yapılan temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, … İnş. Tur. Ltd. Şti.nin davacı olarak kabulü ile yargılamaya devam edilmesi ve sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Temlik sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle yüklenici şirket … Elektrik İnş. Ltd. Şti’nin aktif dava ehliyetinin kabulü gerekir ise de; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/54 Esas sayılı dava dosyasında şirketin 02.03.2016 tarihinde iflasına karar verildiği, söz konusu kararın, tarafların kanun yoluna müracaat etmemesi nedeniyle 06.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Müflis yüklenici şirketin taraf ehliyeti ve dava ehliyeti mevcut olmakla birlikte iflâs masasına giren mal ve haklar bakımından takip yetkisi sınırlandırıldığından, iş bu davada iflâs idaresi tarafından bu yetkinin kullanılması gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK`nın 53. maddesinde düzenlenen davayı takip yetkisi bir dava şartı olup, gerek ilk derece mahkemelerince gerekse de kanun yoluna müracaat edilmesi durumunda üst derece mahkemelerince re’sen dikkate alınır.
İş bu nedenle mahkemece yapılacak iş; davacı şirketin iflasına dair verilen karar kesinleştiğinden iflas idaresinin usulüne uygun tebligatla davadan haberdar edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra ve davaya devam edip etmeyeceği netleştirilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olmalıdır.
Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2021/1513 Esas, 2021/1653 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, bozma sebebine göre temlik alan … İnş. Tur. Ltd. Şti.nin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, yine bozma sebebine göre Yargıtay duruşmasına gelen temlik alan … İnş. Tur. Ltd. Şti. ile davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.