YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17705
KARAR NO : 2009/7433
KARAR TARİHİ : 28.05.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan İndet İnş. Dek. Tes. San. Tic. Ltd. Şti.vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, somut olayda davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşılmasına ve isteminde aynı yönde olmasına göre davalı İndet İnşaat Dekorasyon Tes. San. ve Tic. Ltd Şti’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece, maddi tazminat isteminden vazgeçildiğinden reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı şirketlerin oluşturduğu “iş ortaklığının” işçisi olarak doğal gaz boru hattı yapımı işinde çalışırken 19.11.2001 tarihinde geçirdiği iş kazasında sağ elinden yaralanması sonucu % 29,02 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, 19.6.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının % 60, davalı iş ortaklığının % 40 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5000,00 TL’sına hükmedilmesi ayrıca hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10 maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği açıkça belirtildiği halde mahkemece manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinde davalıya verilen avukalık ücretinin, kabul edilen miktar üzerinden davacıya verilen avukatlık ücretini geçecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin tümüyle silinerek yerine,
“ 2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 10.00,00 TL manevi tazminatın 19.11.2001 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL, TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 1.200,00 TL, manevi tazminat miktarları üzerinden 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı İndet İnş. Dek. Tek. San. ve Tic. Ltd. Şirketine verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 631,40 TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 158,00 TL nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 540,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 405,00 TL nispi harcın düşülmesiyle kalan 135,00 harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 405,00 TL nisbi harç ile 11,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 416,20 TL harc giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 28.05.2009 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.