YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4052
KARAR NO : 2022/5475
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK. : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin S.S. … Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, davacının kooperatif toplantılarına katıldığını, diğer davalıların kooperatif başkanı, onun akrabaları ve arsa sahipleri olduğunu, davacının … Mah. 6731 ada 1 parselde bulunan 15 no.lu bağımsız bölümde hak sahibi olduğunu ve içinde fiilen ikamet ettiğini, kooperatifin arsa sahipleri ile arasında ihtilaf bulunduğundan bahisle müvekkiline tapuyu vermediğini, bu yerin arsa sahiplerince davalılardan …’e tapuda devredildiğini, kooperatifin müvekkilinden tapu devri karşılığında para istediğini, müvekkilinin mahkeme kararı ile kooperatif üyesi olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle borcunun bulunmadığını ileri sürerek, 15 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili; müvekkillerinin arsa sahibi olduğunu, davalı kooperatifin yüklenici olduğunu, davaya konu olan inşaattaki dairelerin fiilen kullanıldığını, ancak genel iskanın alınmadığını, davacının tapusunu alamamasının sorumlusunun kooperatif olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin taşınmazı satın aldığı kişilerin arsa sahipleri olduğunu, müvekkili ile davalılardan kooperatif ya da davacı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin satın alındığı taşınmazın bedelini kredi çekilen banka kanalıyla arsa sahiplerinin hesaplarına havale ettiğini, müvekkilinin taşınmazı tapu sicil müdürlüğü kayıtlarına güvenerek satın aldığını, satış tarihinde satışa engel bir tedbirin bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, ayrıca kooperatifin edimini tam olarak yerine getirmediğini, davacı lehine tescil şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacının taraf olmadığı, arsa maliklerince davacı ortağa karşı bağımsız bir taahhüt altına girilmediği, kooperatif ortağı adına taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için öncelikle kooperatifin tapuya hak kazanması gerektiği, inşaatların iskan izni alınmadığından, kooperatifin arsa sahiplerine karşı sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirdiğinden ve dolayısıyla tapuya hak kazandığından söz edilemeyeceği, kooperatifin tapuya hak kazanmasından sonra davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesinin gerektiği, arsa sahibi yönünden kooperatife karşı devir borcunun doğmadığı, davacı yararına tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince taşınmazlara iskan kaydı almanın müteahhidin yükümlülüğünde olduğu, taşınmazların iskan kaydının bulunmadığı, bu nedenle arsa sahibinin müteahhide taşınmazı devretme yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Gerek ilk derece mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesi ret kararına gerekçe olarak yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimini yerine getirmediğine dayanmaktadır. Halbuki arsa sahipleri beyanlarında tapu kaydının kooperatifin gösterdiği kişiye yapıldığını bildirdiklerine göre dava konusu bağımsız bölüme ilişkin herhangi bir taleplerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerdirki bu aşamada eksik ifa nedeniyle tapu iptali talebinin reddine ilişkin gerekçe yerinde değildir.
Davacının yüklenici kooperatif üyesi olup dava konusu taşınmazın kendisine tahsis edildiği ve davalı kooperatifin de bu hususu kabul edip dava konusu tarafların karşılıklı olarak başkaca bir talepleri olmadığını bildirerek sulh oldukları hususunun Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/701 Esas, 2004/920 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınıp, anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının kooperatife bir edim yükümlülüğü de kalmamıştır.
Davalı …’in iyiniyetine gelince;
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan bir ortağın taşınmazını tapuda resmi işlemle temlik alanın iyiniyeti korunamaz. Tapuda işlem yapan kişi basit bir araştırmayla bu taşınmazın kooperatif tarafından kime tahsis edildiğinin öğrenebilecek durumdadır. İçinde kooperatif üyesinin oturduğu bir taşınmazı satın alırken böyle bir araştırmayı yapmak taşınmaz alan herkesten beklenmelidir. Bu nedenle davacı dava konusu yerde ikamet ediyorsa davalı …’nin iyi niyet savunması dinlenemeyecektir.
2-Harçlar Kanunun 32. maddesi “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz” hükmünü içermekte 30. maddesi ise eksik harç halinde takip edilecek usul gösterilmektedir. Somut olayda, dava konusu bağımsız bölümün tapusunun iptalinin istendiğinin anlaşılmasına göre, dava nispi harca tabi olup, mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespit ettirilip, buna göre dava konusu edilen değer belirlenerek, Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca buna ilişkin harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, kamu düzeninden olan harç hususu gözden kaçırılarak eksik harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise, dava konusu taşınmazda, taşınmazın davalı …’e devredildiği tarih itibariyle, davacının ikamet edip etmediği; ikamet ediyorsa ne zaman başladığı belirlenip, davalı …’nin iyiniyetli olup olmadığı tartışılmalı, davalı kooperatifin davacıya yönelik aidat borcu savunması olmadığı arsa sahiplerinin de yüklenici kooperatiften eksik ifa talebinde bulunmadıkları hususları göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarih ve 2019/2534 Esas, 2020/1757 Karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının 1 nolu bentte gösterilen gerekçeyle davacı yararına, 2 nolu bentte yazılan gerekçeyle re’sen BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.