YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1992
KARAR NO : 2023/4768
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
T U T U K L U
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMELERİ : 1) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkumiyet, beraat
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararı ile sanık … … hakkında katılan …’ ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, beraat kararı verildiği, sanık müdafinin bu hükmü temyiz etmesinde hukuki yarar bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık … … hakkında katılan … …’ye yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraza tabi olduğu anlaşıldığından inceleme dışı bırakılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık … (Horik oğlu) hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme suçundan kurulan hükümlere yönelik aleyhe olan temyiz isteminden 13.12.2022 tarihli dilekçe ile vazgeçtiği tespit edilmiştir.
Sanıklar Mehmet … ve … hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme, katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, kurulan hükümlere yönelik ise istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas 2019/497 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanıklar Mehmet … ve … hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında ;
a. Maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas 2019/497 Karar sayılı kararının sanıklar …, Mehmet … ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarihli ve 2020/3693 Esas, 2021/15273 Karar sayılı kararı ile ;
“Sanık Horik oğlu … (1961doğumlu) hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürmeye azmettirme, katılan …’a yönelik öldürmeye teşebbüse azmettirme, katılanlar …, …, … ve Mehmet … ‘ye yönelik kasten yaralamaya azmettirme; sanık … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme, katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama; sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçlarından ilk defa 11.11.2019 tarihinde hüküm kurulduğu, kurulan hükümlerin karar tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 272 … maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve istinaf incelemesi yapılmaksızın Dairemize temyiz incelemesi için gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, mercide yanılma nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası gözetilerek belirtilen hükümlerle ilgili olarak katılanlar vekili ve sanık … müdafiinin istemlerinin istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen dosyanın, istinaf incelemesi yapılması için yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Sanıklar Horik oğlu … (1961 doğumlu), … ve … ile ilgili eylemlere yönelik kurulan hükümlere ilişkin dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapıldıktan sonra, temyiz edilmesi durumunda, sanıklar Horik oğlu … (1961 doğumlu), …, … hakkındaki kararların … ve … hakkındaki kararlarla birlikte incelenmesi için dosyaların kül halinde, anılan kararların temyiz edilmemesi halinde ise sanık … ve … hakkında katılan …’ye yönelik kasten yaralama suçları ile ilgili kararlar daha öncesinde Yargıtay temyiz aşamasından geçmiş olduğundan ilgili dosya aslının ve diğer sanıklar Horik oğlu … (1961 doğumlu), … ve … ile ilgili dosyanın onaylı örneğinin Yargıtay 1.Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Dairemizin bozması sonrası hakkında ilk defa hüküm kurulan sanık … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme, katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından istinaf kanun yoluna hakkı olması nedeniyle, dosyanın bu sanık yönünden bozulup gönderilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/1681 Karar sayılı kararıyla ; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. İstinaf incelemesine tabi olmayan sanıklar Mehmet … ve … hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Dairemizin 21.12.2016 tarihli ve 2015/4586 Esas, 2016/4384 Karar sayılı bozma ilamı sonrası … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas 2019/497 Karar sayılı kararıyla; sanıklar Mehmet … ve … hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz istemi; sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, haksız tahrikin derecesine, sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Temyiz dışı sanık 1961 doğumlu …’ün, … Şoförler ve Otomobilciler Odası eski başkanı olduğu, diğer sanıklardan …, … ve …’ün bu sanığın çocukları, 1938 doğumlu …’ün de bu sanığın amcası olduğu, diğer sanık …’in ise … Şoförler ve Otomobilciler Odası çalışanı olduğu,
Olay günü … Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlık seçiminin yapıldığı, yapılan seçimde, başkanlık süresi dolan 1961 doğumlu … ile Seydullah Büyükköşger isimli kişinin başkan adayı olarak seçimlere katıldığı, oy verme işleminin … Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığının 3.katında gerçekleştirildiği, oy verme işleminin bitip oyların sayımına geçildiğinde Seydullah’ın kazandığının anlaşılması üzerine aday olan sanık 1961 doğumlu Mehmet ‘in yanında bulunan çocukları olan diğer sanıklarla birlikte seçim alanından ayrılarak aşağıya indiği, binanın çıkış kapısının bulunduğu zemin kata gelindiği sırada kazanan adayın taraftarı olduğu anlaşılan grup ile, başkan adayı olan sanık …’ün amcası olan 1938 doğumlu … arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında 1938 doğumlu Mehmet ‘in karşı tarafa yönelik küfürler ettiği, çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında maktul …’in aldığı bıçak darbeleri sonucu yaşamını yitirdiği, maktulün kardeşi olan katılan … ile diğer katılan …’nin aldıkları bıçak darbeleri sonucu yaşamlarını tehlikeye sokacak şekilde, katılan …’ un sağ el 3. parmakta kemik kırığı oluşacak şekilde ve diğer katılanlar Mehmet … ile … ‘ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları şeklinde gerçekleşen olayda;
Dosya kapsamından, sanıklar ile maktul ve yaralanan katılanlar arasında öncesine dayalı bir husumetin bulunmadığı, olay anını gösteren kamera kaydının olmadığı ancak olay sonrasına ait çekilmiş kamera kaydının bulunduğu, olay sonrasında sanık …’ün firar ettiği ve hakkında çıkartılan yakalama emri üzerine yaklaşık 3 yıl sonra yakalandığı, sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, bununla birlikte sanık …’ün katılan …’yu bıçakla yaraladığını ikrar ettiği, alınan beyanlar doğrultusunda sanık …’ün olay sırasında bıçak kullandığı kabulü ile karar verildiği, anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, otopsi ve adli tıp raporları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, tutanaklar ve adli sicil kayıtları, nüfus kayıtları, dava dosyasında bulunmaktadır.
3. İlk Derece Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (B) paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve (C) paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay ilamı uyarınca da bir kısım hükümler yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme, katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan hüküm kurulurken haksız tahrik uygulamasında “asgari oranda” yerine “1/4 oranında” indirim yapıldığının yazılması mahallinde düzetilebilir maddi hata olarak öngörülmüştür.
2. Dosya kapsamına göre; sanık … hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hüküm kurulurken maktul ve katılanlardan sanık …’ya yönelik haksız tahrik oluşturan bir söz ve davranış bulunmadığı halde, sanık … hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maktule karşı kasten öldürme ve katılan …’e karşı kasten öldürmeye teşebbüs eyleminin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Katılan … Vekilinin Temyizi Yönünden
a.Sanık … hakkında katılan …’yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelemede; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın savunmalarının aksini gösterir üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, kanuni ve takdiri delil elde edilemediği, atılı suçu işlediği hususunun sabit olmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b.Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, katılan …’nin ilk ifadesinde kendisini göğsünden bıçakla yaralayanın eski başkanın küçük oğlu olarak bildiği esmer tenli kişi olduğunu söyleyip, teşhis tutanağında bu kişiyi sanık … olarak teşhis etmesi, yargılama aşamasında da yine kendisini sağ meme başından yaralayanın … olduğunu söylemesi, Adi Tıp raporunda katılanın hayati tehlikeye neden olan sağ göğüsteki yaranın tek olup başka yaradan bahsedilmemiş olması karşısında, sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde sanık …’in beraati yönünde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararı ile sanık … … hakkında katılan …’ ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, beraat kararı verildiği, sanık müdafinin bu hükmü temyiz etmesinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca , oy birliğiyle REDDİNE,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanıklar …, … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık … (Horik oğlu) hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan kurulan hükümlere yönelik aleyhe olan temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık … Hakkında Maktul …’e Yönelik Kasten Öldürme, Katılan …’a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (3) paragrafında açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/1681 Karar sayılı kararında sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde eleştiri ve maddi hata nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
D. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükümü Yönünden
Gerekçe bölümünün (2-a) paragrafında açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
E. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan İlk Derece Mahkemesi Tarafından Kurulan Beraat Hükümü Yönünden
Gerekçe bölümünün (4-b) paragrafında açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli ve 2017/65 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, “sanığın mahkumiyetine karar verilmesi” yönünden 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) benti uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Esas No : 2023/1992
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
… Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarih ve 2017/65 Esas, 2019/497 karar saylı kararının temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu sanık … hakkında katılan …’yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelemede dosya içeriğine göre, katılan …’nin ilk ifadesinde kendisini göğsünden bıçakla yaralayanın eski başkanın küçük oğlu olarak bildiği esmer tenli kişi olduğunu söyleyip, teşhis tutanağında bu kişiyi sanık … olarak teşhis etmesi, yargılama aşamasında da yine kendisini sağ meme başından yaralayanın … olduğunu söylemesi, Adlî Tıp raporunda katılanın hayati tehlikeye neden olan sağ göğüsteki yaranın tek olup başka yaradan bahsedilmemiş olması karşısında, sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi yerinde görülmediğinden oy çokluğu ile hükmün bozulmasına karar verildiği, katılan …’yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmümleri yönünden sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına sanık … hakkındaki beraat hükmünün onanması karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan Dairemiz sayın çoğunluğunun kararına katılmıyoruz.
Tüm dosya kapsamından; olay günü olan 19.11.2014 tarihinde … Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlık seçiminin yapıldığı, yapılan seçimde, başkanlık süresi dolan sanık 1961 doğumlu … ile Seydullah Büyükköşger isimli kişinin başkan adayı olarak seçimlere katıldığı, oy verme işleminin … Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığının 3. katında gerçekleştirildiği, oy verme işleminin bitip oyların sayımına geçildiğinde Seydullah Büyükköşger’in kazandığının anlaşılması üzerine aday olan sanık 1961 doğumlu …’ün yanında bulunan çocukları olan diğer sanıklarla birlikte seçim alanından ayrılarak aşağıya indiği, binanın çıkış kapısının bulunduğu zemin kata gelindiği sırada kazanan adayın taraftarı olduğu anlaşılan grup ile, başkan adayı olan sanık …’ün amcası olan 1938 doğumlu … arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında 1938 doğumlu …’ün karşı tarafa yönelik küfürler ettiği, çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında maktul …’ın aldığı bıçak darbeleri sonucu yaşamını yitirdiği, maktulün kardeşi olan katılan … ile diğer katılan …’nin aldıkları bıçak darbeleri sonucu yaşamlarını tehlikeye sokacak şekilde, katılan …’nun sağ el 3. parmakta kemik kırığı oluşacak şekilde ve diğer katılanlar … ile …’ın ise basit tıbbî müdahale ile giderilebilir Esas No : 2023/1992
şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
Her ne kadar Sanıklar … ve … hakkında katılan …’yi kasten öldürmeye teşebbüs suçunda kamu davası açılmış ise de;
… Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarih ve 2014/75 Esas 2015/55 Karar saylı kararı ile; katılan …’ın olayın olduğu 19.01.2014 günü beyanında; … Happaniye ve …’ya … …’in bıçakla vurduğunu beyan ettiği, bu beyan dışında olay günü …’ye yapılan saldırıyı kimin yaptığına dair delil olmadığı, daha sonra ki süreçte alınan beyanlarda ise, … …’nin kendisini sanık …’ün bıçakladığını beyan ettiği, dosyanın oluşu
gözetildiğinde, oda seçimlerinden dolayı iki grup arasında derin bir husumet oluştuğu, yine seçilen adaya yakın grup içiresinde aynı zamanda …’ın kardeşi olan …’ın hayatını kaybettiği, olayın gerçekleştiği gün ve hemen sonrasında alınan beyanlardaki katılanların beyanlarının sonradan değiştiği, sanık …’ün …’ı öldürmekten sorumlu tutulan …’ün kardeşi ve 1961 doğumlu …’ün de oğlu olduğu, yargılamanın başında …’yi yaraladığında dair her hangi bir beyan bulunmadığı, yine dosya içerisinde aşamalardaki beyanlarda, 1961 doğumlu … idaresinde şoförler odasında çalıştığı anlaşılan ve … taraftarı olduğu anlaşılan sanık …’i elinde bıçak olduğu ve bunu kullandığının belirtildiği gerekçesi ile, her ne kadar katılan …’ye yönelik eyleminden dolayı sanık …’e dava açılmış ise de, üzerine atılı suçu işlemediği, eylemin … tarafından gerçekleştirildiği kabul edilerek, sanık …’ün beraatine, sanık …’in katılan …’yi hayati tehlike geçirecek şeklide kasten yaraladığı kabul edilerek TCK’nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 29/1, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma kararı doğrultusunda iddianamenin tavzih edildiği, mahkemenin suç duyurusu üzerine açılan dava ile daha önce tefrik edilen dosyaların birleştirildiği, firari sanık … yakalandığı dosyanın eksikleri tamamlanarak verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarih ve 2017/65 Esas, 2019/497 karar saylı kararı ile katılan …’ye yönelik eyleminden dolayı sanıklar … ve … hakkında ayrı ayrı dava açılmış ise de, sanık … tarafından katılan …’yi kendisinin bıçakladığı yönündeki olaydan 3 yıl sonra yapılan ancak başkaca katılan veya tanık beyanı bulunmayan ikrarının da olması gözetilerek sanıklar … ve … hakkında katılan …’ye yönelik eylemleri sabit görülmediğinden haklarında atılı suç yönünden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
… Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlık seçiminin 19.11.2014 tarihinde yapıldığı, seçimden sonra binanın çıkış kapısının bulunduğu zemin katta kazanan adayın taraftarı olduğu anlaşılan grup ile, eski oda başkanı olan sanık …’ün amcası olan 1938 doğumlu … arasında tartışma çıktığı, tartışmanın taraflar arasında kavgaya dönüştüğü, katılanların söz konusu arbede öncesi sanık 1938 doğumlu …’ün kalabalığa rastgele küfür etmesi nedeniyle kalabalıktan verilen cevap ile aniden olay çıktığı ve sanıkların saldırmaya başladıklarını beyan ettikleri, sanıkların savunmalarında ise 1938 doğumlu …’e karşı taraftan laf atıldığı ve sataşma olduğu bu şekilde arbedenin çıktığını iddia ettikleri, olay yerinde görevli tanık polis memurlarının beyanları, sanık sıfatı almayan tanıkların beyanları ile olay yerinde bulunan pek çok çelengin kırılmasına ilişkin olay yeri fotoğrafları nazara alındığında kalabalık bir ortamda büyük bir arbedenin yaşandığı, olayın nasıl gerçekleştiği, kimin kimi bıçakladığı hususlarında tarafsız görgü tanığı bulunmadığı, olay sonrasında sanık …’ün firar ettiği ve hakkında çıkartılan yakalama emri üzerine yaklaşık 3 yıl sonra Esas No : 2023/1992
yakalandığı, bir kısım mağdurları yaraladığını kabul ettiği, diğer sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, olayda yaralanan katılanlardan …’ın olayda öldürülen …’ın kardeşi olduğu,katılan …’nin tanık olarak dinlenen ve yeni oda başkanın vekili olan …’nin kardeşi olduğu, katılan … ve maktul …’ın da … ile akrabaları oldukları dolayısıyla seçimde sanıklarla karşı tarafta yer aldıkları ve ölüm ve yaralama olaylarından önceki oda başkanı ve çocuklarını sorumlu tuttukları yaralanmaları nedeniyle olaydan hemen sonra ifadelerinin alınamadığı, katılanlar … ve …’ın 29.11.2014 tarihinde kollukta beyanda bulunarak sadece sanıkların resmi olan tutanaktan teşhiste bulundukları ifadelerinin birbirine çok benzediği, eski oda başkanın azmettirmesi ile onun çocuklarından sanık …’nın maktulü bıçakladığı, sanık …’ın katılan …’u bıçakladığı, sanık …’in katılan …’yı bıçakladığı yönünde beyanda bulundukları, ancak bu beyanların olaydan hemen sonra beyanları alınan katılanlar …, … ile …’ın beyanları ile çelişkili olduğu, sonraki aşamalarda bu katılanların beyanlarında değişikler olduğu, mahkemece olaydan hemen sonra ifadeleri alınan katılanların beyanlarına göre sanıklar hakkındaki hükümlerin kurulduğu, … ve …’ın beyanları esas alındığında katılan …’u öldürmeye teşebbüs suçundan sanık …’ın beraatine sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükmünde bozulmasına karar verilmesi gerekeceği, diğer katılan beyanlarına göre kurulan diğer hükümlerinde temelsiz kalacağı aşikar olduğundan katılanların kendilerin de ağır şekilde yaralandığı …’ın kardeşi olan …’ın hayatını kaybettiği olay nedeniyle sanıklar ile aralarında büyük bir husumet olduğu anlaşılan katılanlar … ve …’ın beyanlarına üstünlük tanınamayacağı, hakkında maktul …’i kasten öldürmekten katılan …’u öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılan hakkında katılan …’yi öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılmayan soruşturma ve kovuşturma aşamasında …’yi bıçakladığına dair her hangi bir tanık veya katılan beyanı bulunmayan olaydan sonra kaçan ve yakalama emri ile 3 yıl arandıktan sonra yakalanan sanık …’ün suç üstlenme niteliğindeki beyanlarını da itibar edilemeyeceği anlaşılmakla mahkemenin ilk hükmünde olduğu gibi olaydan hemen sonra alınan katılan beyanlarına itibar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda katılan …’ın olayın olduğu 19.01.2014 günü alınan beyanında; … ve …’ya … …’in bıçakla vurduğunu beyan ettiği, bu beyan dışında olay günü …’yi kimin bıçakladığına dair delil olmadığı, soruşturma sırasında olay tarihinde alınan katılan beyanlarında sanık …’ün katılan …’yi bıçakladığına dair bir beyanın bulunmadığı, katılanda tek bıçak yarasının bulunduğu nazara alındığında katılan …’yi öldürmeye teşebbüs suçundan sanık …’ün beratına ilişkin hükmün onanmasına sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan sanık sanık …’in hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan Dairemiz sayın çoğunluğunun katılan …’yi öldürmeye teşebbüs suçundan verilen kararına katılmıyoruz.