YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2317
KARAR NO : 2023/2538
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/236 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin 12.07.2021 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Mahkemenin 04.08.2021 tarih, 2014/129 esas sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama esnasında müdafisi bulunmayan sanığın yokluğunda verilen … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/129 E., 2015/236 K. sayılı kararı, sanığın doğrudan MERNİS adresinde muhtara 27.04.2015 günü tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan MERNİS ibaresi ile yapılan gerekçeli karar tebliği usûlsüz olduğundan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, ancak dosyanın incelenmesinde sanığın bu ilâma ilişkin 16.12.2018 tarihinde dilekçe vererek uzlaşma talep ettiği, infaz edilen cezalarının mahsubuna karar verilmesini talep ettiği, sanığın bu şekilde hükümden haberdar olduğu, ayrıca bu süreçte sanık müdafiinin dosyaya 06.01.2021 tarihinde vekâletname sunduğu da anlaşılmakla, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.