Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/14410 E. 2023/2571 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14410
KARAR NO : 2023/2571
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

… Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2014 tarihli ve 2014/381 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan şikâyetçinin motosikletini çaldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 31/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli ve 2014/49 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararıyla … Çocuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
… 2. Çocuk Mahkemesinin, 17.05.2015 tarihli ve 2015/296 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararıyla … 5. Asliye Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
… 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2015/570 Değişik İş sayılı kararıyla … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/405 Esas, 2015/762 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve söz konusu kararın itiraz edilmeksizin 07.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2021/16323 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32688 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32688 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/6939 Esas, 2020/8908 Karar ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.04.2015 tarihli ve 2014/35026 Esas, 2015/12010 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 37. maddesinde yer alan, “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” ve 142. maddesinde yer alan, “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” şeklindeki,
5271 sayılı Kanun’un 3/1. maddesinde yer alan, “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde yer alan, “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde yer alan, “İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.” şeklindeki,
5395 Çocuk Koruma Kanunu’nun 26. maddesinde yer alan , “(1) Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. (2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. (3) Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir. (4) Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür.” şeklindeki,
Yine 5395 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan, “(1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir. (2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez. (3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait
soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.” şeklindeki,
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 307/1. maddesinde yer alan, “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.”, anılan Kanun’un 308. maddesinde yer alan, “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır… 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi…” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.01.2014 tarihli ve 2014/381 Esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/405 esasına kayden yapılan yargılama esnasında, 25.02.2015 tarihinde … 1. ve 2. Çocuk Mahkemeleri’nin faaliyete geçirilmiş olması karşısında, mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın … Çocuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, görevsiz mahkeme tarafından karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk …’nun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
3- Somut olayda suça konu motosikletin nereden ve nasıl çalındığı, kilitli olup olmadığı, kilitli ise nasıl kilitlendiği ve anahtarın motosikletin üzerinde veya başka bir yerde olup olmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 141. maddesi uyarınca uygulama yapılmış ise de; suç vasfının tespiti açısından müşteki ve suça sürüklenen çocuk ile suça sürüklenen çocuğun ifadesinde ismi geçen Onur Akça’nın dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve kovuşturma sonucu hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 37. maddesinde yer alan, “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” ve 142. maddesinde yer alan, “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” şeklindeki,

5271 sayılı Kanun’un 3/1. maddesinde yer alan, “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde yer alan, “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde yer alan, “İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.” şeklindeki,
5395 Çocuk Koruma Kanunu’nun 26. maddesinde yer alan , “(1) Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. (2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. (3) Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir. (4) Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür.” şeklindeki,
Yine 5395 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan, “(1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir. (2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez. (3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait
soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.” şeklindeki,
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 307/1. maddesinde yer alan, “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.”, anılan Kanun’un 308. maddesinde yer alan, “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır… 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi…” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.01.2014 tarihli ve 2014/381 Esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/405 esasına kayden yapılan yargılama esnasında, 25.02.2015 tarihinde … 1. ve 2. Çocuk Mahkemeleri’nin faaliyete geçirilmiş olması karşısında, mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın … Çocuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, görevsiz mahkeme tarafından karar verilmesi,
2- 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk …’nun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu hâlde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Somut olayda suça konu motosikletin nereden ve nasıl çalındığı, kilitli olup olmadığı, kilitli ise nasıl kilitlendiği ve anahtarın motosikletin üzerinde veya başka bir yerde olup olmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 141. maddesi uyarınca uygulama yapılmış ise de; suç vasfının tespiti açısından şikâyetçi ve suça sürüklenen çocuk ile suça sürüklenen çocuğun ifadesinde ismi geçen Onur Akça’nın dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/405 Esas, 2015/762 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesnin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.