YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6920
KARAR NO : 2023/3949
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2017/310 Esas, 2018/607 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/1280 Esas, 2020/1042 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, sanıkların tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Osmaniye ili 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu A blok 34. Koğuşta hükümlü olarak kalmakta olan maktulün olay günü saat 18.30 civarında kendisini naylon iple koğuş tuvalet penceresinin tutma yerine asarak intihar ettiği ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı, yapılan klasik otopsi sonucunda ölüm nedeninin asıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, ayrıca kanında clonipromin maddesi bulunduğu, bu maddenin depresyon, anksiyete ve çeşitli fobilerin tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan, trisiklik antidepresan bir ilaç etken maddesi olduğu, olay yerinde yapılan olay yeri incelemesi sonucunda herhangi bir şüpheli bulgu veya delile rastlanılmadığı, koğuşta kalan tüm hükümlülerin tanık sıfatıyla dinlendiği, özellikle maktulü tanıyan hükümlülerin alınan ifadelerinde maktulün psikolojik sorunları olduğunu, içine kapanık bir hali olduğunu belirttikleri, koğuşa maktulün ölümünden sonra gelen tanık …’ın 07.08.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar mektubu gönderdiği, suçu sanıkların işlediğini iddia ettiği, sanık … ile arasının bozulması üzerine aralarında husumet bulunduğunu iddia eden tanık …’ın beyanları dışında sanıkları cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden, sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar yüklenen suçlamaları inkar etmişlerdir.
3. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 28.10.2015 tarihli raporunda, “Adlî dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin olay öncesi ruhsal açıdan şizofreni teşhisi bulunduğu, ancak fiziksel açıdan tek gözünde protez dışında sağlıklı olduğu, otopsisinde kişinin vücudunda ası eylemi esnasında oluşmuş lezyonlar dışında yeni travmatik değişimler bulunmadığı, doku örneklerinde şizofreni tedavisinde kullanılan ilaç etken maddesi dışında toksik madde bulunmadığı, olay yeri inceleme bulguları, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli birlikte değerlendirildiğinde ası fiilinin kişinin kendisi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, bir başkası tarafından zorla asıldığının delileri bulunmadığı” belirtilmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporu, katılanlar ile tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Maktulün ölümünün ası sonucu meydana geldiği, ası fiilinin kişinin kendisi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, bir başkası tarafından zorla asıldığının delillerinin bulunmadığının belirtildiği, sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri, olay yerinde bulunmayan ve doğrudan görgüye dayalı bilgisi olmadığı anlaşılan tanık …’ın soyut nitelikteki beyanının mahkumiyete yeterli olmadığı değerlendirilmesi yapılarak, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılanlar vekilinin, sanıkların tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verildiği üzere, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıklara yüklenen suçtan mahkumiyetlerine yeterli, açık ve kesin delil bulunamadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılındığı, sanıklar hakkında maktule yönelik tasarlayarak öldürme suçundan verilen beraat kararlarında herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/1280 Esas, 2020/1042 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.