YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9244
KARAR NO : 2023/2642
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün temyizi bakımından; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2015 tarihli ve 2015/21759 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında katılana ait motosikletin çalınması nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/702 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın yol kenarına bıraktığı aracının çalınması nedeniyle yapılan araştırmada, motosikletin N.K.’da bulunduğu, N.K.’nın motosikleti kendisine ‘…’ isimli şahsın getirdiğini beyan ettiği, ancak fotoğrafta teşhis için gösterilen şahsın sanık olduğu ve N.K tarafından teşhis edildiği, motosiklet üzerinde sanığın parmak izinin tespit edildiği, sanığın ise suçlamayı kabul etmediği, ancak mahkemece savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilirek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2- Sanık suçu inkâr etmiştir.
3-31.07.2015 tarihli parmak izi ekspertiz raporu dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1-Katılanın motosikletinin çalınması olayı ile ilgili olarak, motosikleti satın alan N. K. kolluktaki ifadesinde, motosikleti kendisine A.E.T. ve A.K’nin birlikte sattıklarını, savcılıkta ise, A.E.T. ve yanında daha önce görmediği ve ismini … olduğunu söyleyen bir şahsın sattığını, sanığın fotoğrafının gösterilmesi üzerine sanığı teşhis ettiğini beyan ettiği, yine A.E.T. ifadesinde, motosikleti getiren kişinin A.K. olduğunu, motosiklet ile kaza yaptığını söyleyip kendisinden yardım istediğini, kendisinin de motosiklete bindiğini ardından kaza yaparak yaralandığını, pansuman için sağlık ocağına gidip döndüğünde A.K.’nin motosikleti hurdacıya sattığını söylediğinin anlaşılması karşısında; olay ile ilgili olarak motosikleti satın alan N.K. ve A.E.T.’nin tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2- Kabule göre de;
a- Şikâyetçinin beyanında, motosikletini ikametinin önünde bulunan alana park ettiğini ifade ettiği, dosya arasında yer alan 21.07.2015 tarihli araştırma tutanağına göre ise, olayın apartmanın sol bahçe kısmında meydana geldiği, apartmanın etrafının duvarlar ile çevrili olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; motosikletin çalındığı yerin tam olarak tespit edilmesi bakımından, olay tarihinde motosikletin park edildiği yerin şikâyetçiden sorularak, gerekirse keşif yapılarak veya olay yerinin kolluk görevlilerince tespiti istenerek motosikletin çalındığı yerin etrafının çevrili ve binanın eklentisi niteliğinde olması halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin, etrafının çevrili olmaması halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
b-Sanığın 03.05.2016 tarihli duruşmadaki beyanında, şikâyetçiye meydana gelen zarar ile ilgili olarak 250,00 TL ödediğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçiye zararının giderilip giderilmediği, giderilmiş ise ne zaman giderildiği sorulmadan, zararın tamamen giderilmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 168/1 ya da 168/2. maddelerinin uygulanma olanağı tartışılmadan, kısmî olarak giderilmesi durumunda ise, kısmî iade nedeniyle zararın giderildiği aşama da dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanun’un 168/1-4 ya da 168/2-4. maddesinin uygulanmasına rızası olup olmadığı şikâyetçiden sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
c- Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e. maddesinde cezanın alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden 2 yıl üzerinden hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/702 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca infaz bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.