Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/25924 E. 2013/14357 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25924
KARAR NO : 2013/14357
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5560 sayılı Kanunla değişik CMK.’nun 231.maddesinin 12.fıkrası uyarınca itirazı kabil kararlardan olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanıklar müdafiinin bu suç yönünden dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazların merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
TCK.nun 142/1-b, 143/1.maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezasından, TCK.nun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranındaki indirim yapılması sırasında 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden ve her ne kadar iddia, savunma ve tanık beyanlarına kararda yer verilmiş ise de, bu beyan ve delillere göre kabul edilen oluş ve bu oluş üzerinden hukuki nitelendirme yapılmadan “tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iddianamede belirtildiği şekilde suçun sabit olduğu kanaatine varılmıştır” denilerek iddianameye yollamada bulunmak suretiyle gerekçesiz hüküm kurulması,

b-Sanıkların atılı suçu geceleyin işlediklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
c-Sanıklar yakalandıklarında işyerinden çalmış oldukları malları sattıkları yeri bildirerek mağdura iadelerini sağladıkları, 17.09.2005 tarihli yakalama ve üst arama tutanağından anlaşılması karşısında mağdurdan kısmi iade nedeniyle sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/4.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d-Kabule göre de, temel cezanın alt sınırdan belirlenip sanıklar hakkında takdiri indirim nedeninin de uygulandığı halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 143.maddesinin en üst oranda uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.