Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8694 E. 2023/2753 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8694
KARAR NO : 2023/2753
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.09.2015 tarihli ve 2015/8219 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, katılana ait evden suça konu eşyaları rızası dışında alması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi, eşyaların ortak çocuklar için alınması nedeniyle
suça konu eşyaların katılanın bilgisi dahilinde götürüldüğüne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılanın 2009 yılında boşandıkları, ortak çocukları için tekrar bir araya geldikleri, aralarında nikah akdi olmaksızın aynı evde birlikte yaşamaya başladıkları, bir süre sonra anlaşmazlıkların artması nedeniyle sanığın, kardeşinin evine yerleştiği, daha sonra katılana haber göndererek evden eşyalarını almak istediğini belirttiği, bunun üzerine katılanın anahtarı sanığın kardeşine ulaştırdığı ve 16.04.2015 günü evden eşyalarını almasına izin verdiği, taşıma işi bittikten sonra eve giden katılanın, yakın zamanda 2.200,00 TL. karşılığında satın aldığı yemek odası ve salon takımının rızası dışında evden götürülmesi nedeniyle karakola giderek şikayetçi olduğu, sanık ve kardeşinin soruşturma aşamasındaki beyanlarında evden bu eşyaları hiç almadıklarını ifade ettikleri, katılanın komşusunun beyanında ise evden eşyaların çıkarıldığını gördüğünü ifade ettiği, sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, sanığın savunmasında suça konu eşyaların bir kısmını aldığını ikrar ettiği ve bu hususun kardeşi tarafından da doğrulandığı, İlk Derece Mahkemesince sanık ve katılanın daha önce evli olmaları, müşterek çocukları olması, tekrar bir araya gelmeleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın soruşturma aşamasında suçlamaları kabul etmemesine rağmen kovuşturma aşamasında alınan, savunmasında bir kısım eşyaları aldığına dair ikrarda bulunduğu, tanık olan kız kardeşi tarafından da bu beyanın doğrulandığı, katılanın aşamalarda istikrar gösteren beyanına göre, suça konu eşyaların alınmasına … göstermediğinin anlaşılması karşısında, sanığın dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık hakkında, bir hukukî ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçu işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b maddesi kapsamında mahkûmiyet kararı verilmişse de; bu bendin uygulanması için, alacağın bir hukukî ilişkiden doğmuş olması ve failin bu alacağı tahsil amacıyla suçu işlemiş olması gerekir. Burada failin amacı, alacağı tahsil olmalıdır. Somut olayda, sanık ile katılanın 2009 yılında boşandıkları, uzun bir süre ayrı yaşadıkları ve devamında tekrar bir araya gelerek aynı evde yaşamaya başladıkları, ancak anlaşmazlıkların tekrar yaşanması üzerine sanığın evden ayrıldığı, bir süre sonra evden eşyalarını almak istediği için katılandan evin anahtarını kardeşi aracılığıyla aldığı, sanığın şahsi eşyaları dışında ayrıca evden katılana ait yemek odası ve koltuk takımlarının bir kısmının, katılanın rızası dışında alındığı, sanık ile katılan arasında hukukî ilişkiye dayanan bir alacak ilişkisi olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 144/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/477 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.