YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9774
KARAR NO : 2023/2757
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2015 tarihli ve 2015/4412 Esas nolu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/4, 119/1-c, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. … Çocuk Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62, 51. maddeleri uyarınca sırasıyla, 4 yıl 2 ay hapis ve erteli 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3-Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.03.2021 tarihli ve 2-2016/373977 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocukların mahkûmiyetlerine yeter deliller olmadığı ve 5237 sayılı Kanunu’nun 119/1-c maddesinin somut olayda uygulanamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… ili Derince ilçesinde meydana gelen bir hırsızlık olayında yakalanan suça sürüklenen çocuklar … ve …’in, bir süre önce ilçede bulunan Merkez Pide isimli iş yerinden hırsızlık yaptıklarını ikrar ettikleri, bunun üzerine kolluk görevlilerinin, iş yeri sahibi şikâyetçi … ile görüştükleri, şikâyetçinin, 09.01.2015 günü gece saatlerinde iş yerinde hırsızlık olayı yaşandığı ancak bu konuda bir ihbarda bulunmadığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocukların aşamalardaki ifadelerinde, 09.01.2015 günü gece saat 01.00 civarında, şikâyetçiye ait iş yerinin penceresini zorlamak sureti ile içeri girdikleri ve yaklaşık 270,00 TL. bozuk parayı çaldıklarını ikrar ettikleri suça sürüklenen çocukların atılı suçları işledikleri, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, Mahkemenin kanaat ve takdirine, şikâyetçinin aşamalardaki beyanları ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suç vasfının doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdirî bakımından, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden, başka bir Mahkemede alınmış sosyal inceleme raporlarının hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Suça sürüklenen çocuk …’in adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası olmadığı, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (Maddi) bir zararın bulunmadığı, suç tarihinde kayden sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 231/6-b bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Maddi zararı gidermediği” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümüde açıklanan nedenlerle, … Çocuk Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.