Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/3100 E. 2023/2675 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3100
KARAR NO : 2023/2675
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2018 tarihli ve 2017/75 Esas, 2018/14 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2018/941 Esas ve 2018/932 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesi kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmekle ve hakim değişikliği nedeniyle önceki tutanakların okunmaması sonuca etkili görülmemekle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/5344 Esas, 2019/1913 sayılı Kararı ile özetle;
”…ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması …” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 15.10.2019 tarihli ve 2019/130 Esas, 2019/252 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.07.2020 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özet olarak;
1. ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, iddianamede ByLock delilinin yasal delil niteliğinde olduğuna ilişkin hatalı değerlendirmeye yer verildiğine,
2. ByLock dijital içeriklerinin güvenilir olmadığına,
3. ByLock delilinin hem genel olarak hem de sanık özelinde ne şekilde örgütsel delil olduğunun dosyaya yansıtılmadığına, haberleşme özgürlüğünün ve gizliliğinin esas alınması gerektiğine,
4. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğine,
5. ByLock verilerine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
6. Tek başına ByLock kullanımı iddiasının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
7. Delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
8. Adil yargılanma hakkının ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine,
9. Örgütün darbe girişimi dışında şiddet eylemleri var ise buna dair soruşturma ve yargılamaların resen araştırılıp tespit edilerek dosyaya celbinin sağlanması gerektiğine,
10. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
11. YCGK 24.06.2008 tarih ve 2008/82 Esas, 2008/181 Kararı ile onanan beraat kararı doğrultusunda, kesin hüküm nedeniyle 18.06.1999 tarihi öncesindeki olayların mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına,
12. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
13. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Edirne İl Emniyet Müdürlüğünce, sanık adına kayıtlı, 350718 User ID numarası ile ByLock kullanıcı kaydının bulunduğu ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan temin edilen ByLock içerik bilgilerinin CD ortamında tanzim edilen tutanak ekinde gönderilen tutanağın duruşmada sanık ve müdafiine okunduğu, sanığın örgüt içi kriptolu haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığının tespit edildiği, sanığın ByLock programını kendisinin kullandığını beyan ettiği annesi H.A. adına kayıtlı (…) (…) (41) (48) nolu GSM hattı ile 35221006580612 imei nolu telefonda kullanmak suretiyle örgüt üyeleriyle haberleştiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanığın örgütsel konumunun ve faaliyetlerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen N.R.D.’nin beyanlarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule ve uygulamaya göre de,
Önceki hükmün sanık müdafi tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/130 Esas, 2019/252 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.