Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2012/2493 E. 2012/5113 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2493
KARAR NO : 2012/5113
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin tehlikeye sokulması
HÜKÜM : 1-TCK.nun 86/1,62/1,53/1,51/1 maddeleri uyarınca 1 sene 3 ay hapis cezası.
2-TCK.nun 170/1-c,62/1,52/2-4 maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası.
3-TCK.nun 109/2,109/3-a,35/2,62/1,52/2-4 maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası.
4-6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 62/1,52/2-4 maddeleri uyarınca 375 TL ve 6000 TL adli para cezaları.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Müdahilin “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçundan açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükmü temyiz etmeye yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “kasten yaralama”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçları ile “mağdura karşı silah doğrultarak mağdurun kaçması üzerine yere ateş etmesi” eylemlerinin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde “kasten yaralama”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, müdahil vekilinin suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
a)”Kasten yaralama”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)Silahla gerçekleştirilen eylem nedeni ile kurulan hüküm yönünden,
Dosya kapsamına göre mağdurun müdür olarak görev yaptığı hastanede ambulans şoförü olarak çalışan sanığın ağabeyinin bir kaza sonucu öldüğü, ağabeyinin ölümünden mağduru sorumlu tutan sanığın, olay günü hareket etmek üzere olan mağdurun aracına aniden bindiği, belindeki silahı yönelterek, tehdit içeren ifadelerle mağdurdan yola devam etmesini istediği, bunun üzerine mağdurun aracından inerek kaçmaya başladığı, sanığın da mağdurun peşinden koştuğu, bu kovalamaca sırasında sanığın mağdurun arkasından yere doğru en az iki el ateş ettiği kısa bir süre sonra ise yere düşürerek yakaladığı mağdurun kafasına tabancasının namlusu ile vurup yaraladığı, ardından da suç yerinden kaçtığı olayda;
TCK.nun 44. maddesinde düzenlenen “fikri içtima” kuralı da dikkate alınarak, ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle, sanığın onanmış bulunan kasten yaralama suçu yanında “silahlı tehdit” suçundan TCK.nun 106/2-a,62 maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçundan TCK.nun 170/1-c,62 maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 20/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.