YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6903
KARAR NO : 2010/3047
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
…’ı kasten öldürmekten sanık …, işbu suça katılmaktan sanık …’un yapılan yargılanmaları sonunda: …’ın hükümlülüğüne, …’nun beraatine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/02/2009 gün ve 336/18 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Katılan …’in yüzüne karşı 02.02.2009 tarihinde verilen hükmün, katılan vekili tarafından 13.03.2009 tarihinde CMUK.nun 310/1.maddesinde öngörülen bir haftalık süresi geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2-)5271 sayılı CMK.nun 58.maddesinin 5.maddesinin açık hükmü karşısında; aynı maddenin 2-3-4.fıkralarında belirtildiği üzere, tanığın kimliğinin gizli tutularak duruşmada hazır bulunması gerekenlerin yokluğunda dinlenilmeleri tanık için başka türlü önlenemeyecek ağır tehlike oluşturması, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyebilecek durumlarda ve ancak örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla sınırlı olarak uygulanabileceği göz ardı edilerek koşulları gerçekleşmediği halde, (X) ve (Y) kod adı verilerek kimlikleri gizlenen tanıkların, 24.10.2008 tarihli sanık ve müdafii ile katılan ve vekilinin hazır bulunmadığı celsede dinlenilmesi yasaya aykırı ise de; sanığın aşamalardaki savunmaları ve diğer kanıtlar dikkate alındığında,bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
3-)Dosya kapsamına göre;olaydan önce maktulün sanık …’ın kız arkadaşı olan …’yu tanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi için rahatsız etmesi ve olay sırasında da sanık …’ın araçla kız arkadaşı … ve … ile gezerken maktulü görmesi üzerine aracı durdurarak yanına gidip tartışmaya başladıkları ve tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın maktule bıçakla vurarak öldürdüğü olayda; kavgayı ilk başlatanın kim olduğunun tespit edilemediği ve kabulün de bu yönde olduğu,maktulün üzerinde bıçak bulunamadığı ve kavga sırasında sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında;tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar indirim öngören 5237 sayılı TCK.nun 29.maddesinin uygulanması sırasında üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine,daha vahim olaylar dikkate alındığında,oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen ve daha az ceza almaya yönelik savunmaya itibarla,yazılı şekilde 12 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4-)Kasten insan öldürme suçundan kurulan hükmün sanık müdafiinin temyiz istemiyle sınırlı olarak incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve eleştiri nedeni hariç tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (ONANMASINA), 27/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.