YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5805
KARAR NO : 2023/488
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/578 E., 2020/372 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhlerin silinmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.11.2022 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı … vekili Avukat … ve Avukat … ile karşı taraftan davalılar Hazine vekili Avukat …. ve Orman İdaresi vekili Avukat … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.02.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … köyü 72 parselde yapılan imar çalışmaları sonucu 142 ada 3 parselin oluştuğunu, 05.09.2001 tarihinde Hazine tarafından … Köyü 142 ada 3 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas sayılı dosyasıyla tapu iptal ve tescil davası ikame edildiğini, bu dava devam ederken 142 ada 3 parsel hakkında … 6. İdare Mahkemesinin 2001/1311 Esas, 2001/1289 sayılı kararıyla 05.01.1995 onaylı 1/1000 ölçekli planın iptal edildiğini, daha sonra onaylanan plana göre İmar Kanunu’nun 18 inci maddesince uygulama çalışmalarına başlandığını, 142 ada 3 parselin kök parsele dönülerek … Köyü 72 parsel olarak tescil edildiğini ve bu parselden onaylı orman paftasındaki 2/B ve orman alanları ayrılarak uygulamaya devam edildiğini, 72 parselin ormanla alakası olmayan kısmının 18 inci madde uygulamasına dahil edildiğini ve 1431 ada, 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 parsellerin oluştuğunu, orman ve 2/B alanında kalan kısmın ise 72 parsel olarak tescil edildiğini, kısacası yeni oluşan parsellerin 2/B ve orman ile ilişkisi kalmadığını, kök 72 parsel olan eski 142 ada 3 parselden gelme 1431 ada 3 parselin 29.02.2008 tarih ve 2350 yevmiye numarası ile tescil edilen 18 inci madde uygulaması sonucu oluşan bir imar parseli olup 2/B ve orman alanı dışında kaldığını, Hazine tarafından Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas sayılı dosyasında açılan dava sonucu 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini ve mahkeme kararının 07.04.2008 tarihinde kesinleştiğini, 29.02.2008 tarihinde kesinleşen 1431 ada 3 parselden oluşan imar parselinden sonraki bir tarih olan 07.04.2008 tarihinde mahkeme kararının kesinleştiğini, mahkeme kararının kesinleştiği tarihte 142 ada 3 parselin iptal edilen uygulama sonucunda yok hükmünde olduğunu, yeni uygulama sonucu ortaya çıkan 1431 ada 3 parsel üzerine Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas, 2015/426 Karar sayılı mahkeme kararı ile şerh edildiğini, bu mahkeme kararının 142 ada 3 parsel hakkında olmasına rağmen anılan dava ile hiçbir alakası olmadığı gibi yapılan imar uygulamaları sonucunda 2/B ve orman ile ilişkisi kesilmiş olan 1431 ada 3 parsel üzerine Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas, 2005/426 sayılı kararının şerh edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, Sarıyer ilçesi, … köyü 1431 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkremesinin 2001/549 Esas, 2005/426 Karar ile konulan tüm şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak davacı ve Hazine arasında görülmüş ve kesinleşmiş bir dava bulunduğunu ve 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verildiğini, kesin hüküm olduğundan davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle kesin hüküm ve usul yönünden, ayrıca esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından geçmişte müvekkili aleyhine … Köyünde kain 142 ada 3 parsel hakkında şerhin terkini davası açıldığını ve bu davanın Hazine tarafından 142 ada 3 parsel hakkında davacı ve arkadaşları aleyhine Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali ve tescil davası ile birleştiğini ve … Köy 142 ada 3 parselin tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya yönünden ise reddine karar verildiğini, zaman geçtikten sonra davacının tekrardan … köy 1431 ada 3 parsel hakkında müvekkili idare aleyhine bu davayı açtığını, tarafları ve konusu aynı olan ortada maddi anlamda kesinleşmiş bir karar bulunduğundan bu davada davacının iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi gereği dava şartlarını taşımayan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, keza bu nedenle davacının bu davaya açmaya hakkı olmadığı gibi hukuki yararı da bulunmadığını belirterek, öncelikle dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddini, ayrıca esası yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli, 2015/432 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararıyla; dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/4115Esas, 2017/2342 Karar sayılı kararıyla; “Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 E. -2005/426 K. sayılı dosyasında 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile tesciline ilişkin hükmün kesinleştiği, 142 ada 3 parselin oluşuma esas imar çalışmasının iptal edildiği ve 142 ada 3 parselin kök 72 parsele döndüğü, daha sonra kök 72 parselin yeni yapılan imar çalışması sonucu ifraz edildiği, bu çalışma ile dava konusu 1431 ada 3 parsel oluştuğu anlaşıldığına göre, mahkemece 1431 ada 3 parselle, iptaline karar verilen 142 ada 3 parselin aynı yerler olup olmadığının tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma doğrultusunda 03.09.2018 tarihli kök bilirkişi raporu ile rapordaki eksiklikler ve taraflarca rapora yapılan itirazlar doğrultusunda 13.05.2019 tarihli ek rapor alındığı, denetlemeye elverişli bu raporlara göre; dava konusu 1431 ada 3 parsel ile Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas, 2005/426 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilen 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazların aynı yerler olduğunun tespit edildiği, davacı vekili tarafından beklenilmesi talep edilen … 1. İdare Mahkemesi’nin 2014/269 Esas sayılı dosyasında, iptal edilen Sarıyer ilçesi … 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan 06.07.2007 tarih ve 733 sayılı encümen kararı ile söz konusu imar uygulamasının dayanağı niteliğinde olan düzenleyici işlemler olan nazım imar planlarının orman alanlarında bulunması nedeni ile iptal istemine ilişkin olduğu, mahkemece verilen kısmen kabul kısmen redde ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 6. Dairesi’nin 2015/7938 Esas ve 2018/2509 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, söz konusu ilamdan da anlaşılacağı üzere yeni nazım imar planları ile oluşturulan 1431 ada 3 parsel sayılı taşınmazın iptal edilen 142 ada 3 parseli de kapsadığının ve orman vasfını koruduğunun sabit olduğu, dolayısıyla … 1. İdare Mahkemesi’nin 2014/269 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; usulünce taraf teşkilinin sağlanmadığı, dava konusu taşınmazın maliklerinin … ve … Özel Eğitim Kurumları Tic. A.Ş. olduğu, buna rağmen dava açmayan malikin davaya dahil edilmediği, kaldı ki bu malik tarafından davaya müdahillik talebinde bulunulduğu halde müdahale talebinin kabul edilmediği, bilirkişi raporları aynı kişi tarafından düzenlenmişse de raporlar arasında çelişkiler olduğunu, dava konu taşınmazın komşu parseller aynı geçmişe sahip olmasına rağmen tapu kayıtlarından her hangi bir şerh bulunmadığını, hem bilirkişinin hem de yerel mahkemenin bu durumu layığı ile incelemediğini, yerel mahkemenin davanın reddine karar verilmesindeki tek gerekçenin 03.09.2018 ve 13.05.2019 tarihli bilirkişi raporları olduğu ancak bilirkişi raporlarının kesinlikle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu durumda mahkeme kararının da gerekçesiz olduğunu, delillerin yeterli incelenmediğini, Orman İdaresince dosyaya sunulan belgelerde taşınmazın orman olmadığının belirtildiği, henüz yargılaması devam etmekte olan … 1. İdare Mahkemesi’nin 2014/269 Esas sayılı dosyasının sonucu beklenmeden dava yorumlanarak eldeki dava ile alakasının olmadığına karar verildiğini, kararın usul ve Kanuna aykırı olması nedeni ile bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu 1431 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas, 2005/426 Karar sayılı kararında inceleme konusu olan 142 ada 3 parselin aynı taşınmazlar olup olmadığı, yapılacak bu belirlemeye göre imar uygulaması ile oluşan dava konusu parseldeki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/549 Esas, 2005/426 Kararı ile konulan tüm şerhlerin silinmesine karar verilip verilmeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi, 6100 sayılı kanun’un 114 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8,400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazine ve Orman İdaresine verilmesine,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.