YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16222
KARAR NO : 2023/489
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/332 E., 2021/130 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılaması sonunda Hazine tarafından açılan davanın kabulüne, birleşen dosyada davacı … ‘nün davasının redddine, birleşen dosyadaki Hazinenin asli müdahale talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Davalı- Birleşen dosya davacısı … vekili tarafından duruşma istemli, Davalı -Birleşen dosyalarda Asli müdahil olan Hazine tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.11.2022 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde Davalı-birleşen dosya davacısı … vekili ile Davalı-Birleşen dosyalarda asli müdahil olan Hazine vekili geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.02.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1…. ili … ilçesi … Köyünde 2010 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında 137 ada 3 parsel 5778,61 m2,137 ada 6 parsel 43198,54 m2, 137 ada 9 parsel 8517,69 m2,137 ada 13 parsel 7781,29 m2 ve 137 ada 17 parsel 10611,54 m2 yüzölçümleri ve tarla nitelikleri ile … adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespit edilmiş, komisyona yapılan itirazlar üzerine komisyon kararıyla 9, 13 sayılı parseller … adına; 17 sayılı parsel tarla niteliği ile Hazine adına ve üzerindeki evin …’ye ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 137 ada 6 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen kısmına 19 parsel numarası verilerek hali arazi niteliği ile Hazine, geri kalan kısmının 6 sayılı parsel olarak ve 137 ada 3 sayılı parselin tamamının 1/3’er hisse ile …, …. ve … adlarına tesbitine karar verilmiştir.
2. Davacı …, asıl davada 137 ada 6 sayılı parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davalı adına yapılan tespitin iptalini ve taşınmazın hazine adına tescilini istemiştir.
3.Birleşen dosya davacısı … ise, 137 ada 1, 3, 9, 13 ve 17 sayılı parsellere karşı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış ve taşınmazların adına tescilini istemiştir.
4. Yargılama sırasında Hazine, 137 ada 3, 9, 13 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek müdahale talebinde bulunmuş ve taşınmazların hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar … vasisi … ve … ana dosyaya sundukları, 30.11.2010 tarihli cevap dilekçeleri ile Hazine tarafından aleylerine açılan davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir
2.Davalı …, adına tespiti yapılan taşınmazları, 50 yıl kadar önce önceki zilyetten satın aldığını, o zamandan beri zilyetliğinin devam ettiğini ancak davacı … .’nün 2000 yılından sonra taşınmazı zorla ele geçirmeye çalıştığını, Kaymakamlık tarafından davacı …. aleyhine men kararı verildiğini buna rağmen davacının taşınmazları ekmeye çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı … vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 25.11.2011 tarih, 2010/217 Esas,2011/398 Karar sayılı kararı ile Hazinenin davasının kabulüne, …’nin davasının reddine, dava konusu 137 ada 3, 6, 9, 13 ve 17 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarihli, 2012/13621Esas, 2013/360 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların 28.01.2009 tarihinde ilânı yapılarak kesinleşen ve 591 ilâ 602 nolu orman sınır noktaları ile çevrilip P.10 olarak orman kadastro sınırları dışında bırakılan iç parselde kaldıkları, bu parsel içindeki dava dışı kadastro parsellerinin bir kısmının kişiler adına kesinleştikleri, bir kısımın orman olduğu, bir kısmının da ham toprak ve hali arazi niteliği ile Hazine adına kesinleştiği anlaşıldığından, davalı parsellerin 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 inci maddesi kapsamında orman içi açıklığı olduğu kabul edilemeyeceği, ne var ki İlk Derece Mahkemesince memleket haritaları ve hava fotoğrafları incelenmek sureti ile taşınmazların niteliğinin ve davacı … lehine zilyetlikle iktisap koşullarının araştırılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2013/332 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararıyla;Asıl dosya davacısı Maliye Hazinesinin davasının kabulüne, birleşen 2010/609, 2010/611, 2010/612, 2010/613, 2010/614 dosyalar davacısı …’nün davalarının ayrı ayrı reddine, asli müdahil Maliye Hazinesinin 137 ada 9 ve 13 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine,137 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulüne,
2. 137 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan kadastro tespit çalışmalarındaki komisyon tespitlerinin İPTALİNE, tarla vasfı ile … adına, 137 ada 9, 13,17 parsellerin komisyon tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı -birleşen dosyada asli müdahil Hazine vekili ve davalı birleşen dosya davacısı … temyiz isteminde bulunmuştur
B. Temyiz Sebepleri
1.Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olması nedeni ile zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, lehine tescil kararı verilenler bakımından 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci madde koşullarının oluşmadığını, … ile tespit maliki … arasında … Kaymakamlığı’nın 03.02.2003 tarih, 2003/2 sayılı kararına göre niza bulunduğunun açık olduğu, İlk Derece Mahkemesince …’nün eklemeli zilyetlikten yararlanamayacağı belirlendiği ama … açısından bu koşulun oluşup oluşmadığının araştırılmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2…. vekili ise; dava konusu taşınmazların imar ihya edilen taşınmazlar olduğunu buna rağmen aksi yönde düzenlenen bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu, 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince Hazine tarafından açılan davaların durdurulmasına karar verilmesinin gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse adına tescil kararı verilenler lehine 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 inci madde koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’ un 14 ve 17 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1-Davalı-birleşen dosya davacısı …’nün temyiz itirazlarının incelemesinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, … lehine tespit tarihine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşulları oluşmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı-birleşen dosya davacısı …’nün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı ve birleşen dosyalarda müdahil olan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince Hazinenin asıl dosyada dava ettiği 137 ada 6 parsele yönelik davasının, birleşen dosyalarda ise 3 parsele yönelik asli müdahale talebinin kabulü ile bu parsellerin tarla vasfı ile hazine adına, birleşen dosyalarda dava konusu olan 137 ada 9, 13 parsellere yönelik müdahale talebinin reddi ile bu parsellerin komisyon kararındaki gibi … adına,… tümdavalarının reddine ve 137 ada 17 parselin komisyon kararı gibi Hazineye tesciline karar verilmişse de;taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar ihlal edilmiştir.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince kurulan ilk hükümde taşınmazların tamamının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, bu hüküm yalnızca … tarafından temyiz edilmiş ve karar …’nün temyiz itirazları kabul edilerek onun lehine araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Bu ilk hüküm, taşınmazların tespit malikleri yada davacı … tarafından taşınmazların vasfına yönelik temyiz edilmemiş olup , taşınmazların orman vasfı ile tesciline ilişkin hüküm, Hazine ve lehine tespit yapılan kişiler aleyhine kesinleşmiştir. Bu sebeple dava konusu 137 ada 3, 6, 9, 13 ve 17 parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmayıp hükmün açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı-birleşen dosyaların davacıları …’nün temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddine,
2.Davacı-birleşen dosyalarda asli müdahil olan Hazine vekilinin temyiz itirazının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davalı ve Birleşen dosya davacısı …’den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı ve birleşen dosyalarda asli müdahil olan Hazine’ ye verilmesine,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.