Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/27110 E. 2013/15107 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27110
KARAR NO : 2013/15107
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yakınan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yakınanın 26/06/2008 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, yakınanın şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 243. maddesi uyarınca katılma hükümsüz kalacağı ve bu itibarla temyiz hak ve yetkisi kalmayacağından, yakınan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiilerinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para

cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;yakınanın sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, hükmün gerekçesinde “sanığın müştekinin zararını gidermediği ve gidermeye yanaşmadığı bu nedenle CMK 231/6-c fıkrasındaki şartın sanık yönünden gerçekleşmediği” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/06/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.