YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12334
KARAR NO : 2023/538
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki (aktarılan) kadastro tespitine itiraz dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 05.07.2019 tarihli ek karar ile davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Asıl karar davalı Hazine vekili, 05.07.2019 tarihli ek karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.2006 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 101 ada 44 (1515 m2), 101 ada 69 (812 m2), 101 ada 55 (8857 m2), 101 ada 73 (3548 m2), 101 ada 81 (864 m2) parsel sayılı taşınmazlar, Torul Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/53 ve 54 sayılı dosyalarında tescil ve elatmanın önlenmesi davalarına konu oldukları açıklanmak suretiyle, malik haneleri açık bırakılarak tespit edilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5 ve 27 nci maddeleri gereğince tutanak ve ekleri dava dosyası ile birleştirilip kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
2.Davacı … 27.01.2003 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde, sınırlarını bildirdiği dört parça taşınmaz (kadastro çalışmaları esnasında 101 ada 44-69-55 ve 73 parsel numaralarını alan) yönünden, zilyetlikle kazanma koşullarının lehine oluştuğunu öne sürerek adına tescilini istemiştir.
3.Davacı … 27.01.2003 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde, sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın yarısının (kadastro çalışmaları esnasında 101 ada 81 numarasını alan) elli yılı aşkın süredir kendi zilyetliğinde olduğunu, davalı …’ın hiç bir haklı neden olmaksızın taşınmaza el attığını öne sürerek, dava konusu ettiği kısmın kendisine teslimine karar verilmesini istemiştir.
4.Birleşen dosya davacısı …, 26.07.2007 tarihinde Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; dava konusu 101 ada 44 parsel sayılı taşınmazı ağabeyi …’ın haksız olarak tek başına kendisine mal etmek istediğini öne sürerek dava konusu taşınmazın yarı yarıya olacak şekilde kendisi ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
5.Birleşen dosya davacısı … vekili, 26.02.2007 tarihinde Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde, dava konusu 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın 1322 tarihli tapu kaydı uyarınca müvekkilinin dedesine ait olmasına rağmen, edinme sütununda … ismine yer verildiğini öne sürerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan …, kardeşi davacı …’ın açmış olduğu davayı kabul ettiğini beyanla dava konusu 101 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin kendisi adına 1/2 hissesinin ise davacı … adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacı …’ın 101 ada 73 parsele ilişkin iddialarının haksız olduğunu, davacının delil olarak sunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile ilgili bir tapu olmadığını, dava konusu taşınmazın en az 50 yıldır nizasız ve fasılasız olarak kendi zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak birleşen davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı … birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde, dava konusu 101 ada 81 parsel sayılı taşınmazı kardeşleri ile birlikte köy senedi karşılığında …’tan satın aldığını, 14.11.2002 tarihinde Kürtün Kaymakamlığı tarafından mütecaviz …’ın 3091 sayılı Kanun gereğince tecavüzünün menine karar verildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 13.10.2014 tarihli ve 2013/24 Esas, 2014/174 Karar sayılı önceki karar ile, “… tarafından 101 ada 44, 55, 69, 73 ve 81 parsel sayılı taşınmazlar bakımından açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, … tarafından 101 ada 73 parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın reddine, … tarafından 101 ada 44 parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın, …’ın davayı kabul etmesi sebebiyle kabulüne, 101 ada 44 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … ve … adlarına yarı yarıya, eşit hisselerle tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 55 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, üzerinde bulunan üç katlı ve tek katlı binalar ile samanlık ve damın … adına beyanlar hanesine şerh düşülmesine, 101 ada 69 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 81 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle toplam 16 pay kabul edilerek, 8 payın …; 8 payın tespit maliki … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, …’ın 101 ada 81 parsel sayılı taşınmaz bakımından açtığı müdahalenin men’i davasının reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararı, davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.02.2016 tarih ve 2015/817 Esas, 2015/10800 Karar sayılı ilamıyla; “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, çekişmeli taşınmazların tamamı hakkında, Torul Sulh Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tutanak düzenlendiği halde; 08.09.2014 tarihli keşifte, …’ın “44 parsel hakkında kardeşim Kadir ile anlaştık, 55 ve 69 parseller hakkında da her ne kadar tescil davası açmış isem de; edinme sütununda zaten adıma tespit yapılmıştır, bu nedenle sadece 73 ve 81 parsellerle ilgili keşif yapılsın” şeklindeki beyanı üzerine, sadece 73 ve 81 parsellerle ilgili keşif yapıldığı, taşınmazların komşu parselleri incelenmeden ve özellikle 81 parsel güneyde; 44 parsel doğuda 101 ada 1 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmaza komşu olduğu halde, orman incelemesi yapılmadan karar verildiği, bunun yanı sıra, …’ın 101 ada 73 parsel ile ilgili olarak dayandığı Nisan 1322 tarih 2 ve 3 numaralı sicilden gelen Nisan 1944 tarihli 147 sayılı, sınırları Osman, Orman, Abdurrahman tarlası olan 2 dönüm yüzölçümlü tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile getirtilip, yöntemince uygulanmadığı, … ile tapu kaydında malik olarak görünenler arasındaki bağın araştırılmadığı, sınırlar ve kayıt malikleri konusunda yerel bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve taraf tanıklarından somut olaylara dayalı bilgiler alınmadan karar verildiği açıklanarak, mahkemece, öncelikle yörede yapılan orman kadastro çalışmalarıyla ilgili işe başlama, işi bitirme, çalışma ve ilân tutanakları ile kenarlaştırılmış orman kadastro paftasının getirtilmesi, orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, orman kadastro haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 5 ya da 6 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazların tümünün orman kadastro haritasına göre konumunun belirlenmesi, kesinleşmiş bir orman kadastro çalışması yok ise veya taşınmazlar orman kadastro sınırları dışında ise yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile sulh hukuk mahkemesindeki tescil davasının açıldığı tarihten 15 – 20 yıl önce çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının bulunduğu yerlerden istenmesi, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğünün, kullanım ve tasarruf sınırlarının belirlenmesi, 69 parselin doğu yönündeki geniş yüzölçümlü taşınmazın ada parsel numarası ve orman olup olmadığının araştırılması, yine çekişmeli taşınmazlara komşu ve davalı oldukları anlaşılan 101 ada 70, 76, 56, 57, 60, 68, 70 ve 80 sayılı parsellerin dava sonuçlarının araştırılması, kesinleşip tapuya tescil edilmişlerse tapu kayıtlarının getirtilmesi, tutanağı gelmeyen 101 ada 59, 71, 91 ve 68 sayılı parsellerin tespit tutanaklarının, kesinleşenlerin tapu kayıtlarının getirtilmesi, Veli Kirmanı’ın dayandığı, Nisan 1322 tarih 2 ve 3 numaralı sicilden gelen Nisan 1944 tarih 147 sayılı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile getirtilip yöntemince uygulanması, davacı ile tapu kaydında malik olarak görünenler arasındaki bağın araştırılması, sınırlar ve kayıt malikleri konusunda yerel bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve taraf tanıklarından somut olaylara dayalı bilgi alınması, fen bilirkişiye keşfi izlemeye imkan veren kroki düzenlettirilmesi, taşınmazların öncesinin ne olduğunun, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp bitirildiğinin, kimden kime kaldığının, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl ve kimler tarafından sürdürüldüğünün ve ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının, 73 parselde dayanılan tapu kaydı uymasa bile …’ın malik sıfatıyla zilyetliğinin olup olmadığının maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanması, ziraat uzmanından tüm parseller hakkında toprak yapısı, bitki örtüsü, ne kadar zamandır tarım amaçlı kullanıldığı konularında bilimsel içerikli rapor alınması, kadastro sırasında taşınmazların malik haneleri açık olarak tespit yapıldığından, tarafların kabulleri ile bağlı kalınmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2 inci maddesine göre, mahkemece re’sen de toplanacak deliller çerçevesinde kim ya da kimler adına tescil edileceğine karar verilmesi”ne değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı kararı ile, “dava konusu taşınmazların 03.04.2019 havale tarihli orman bilirkişi raporuna göre 1959 tarihli memleket haritasında ağaçlık olmayan açıklık sahalar olarak gözükmekte olduğu, yine 1955 tarihli hava fotoğraflarında açıklık alan olarak görünmekte olduğu, ormanı karakterize edecek bir bitki örtüsüne sahip olmayıp, açıklık ve ziraat alanları niteliğinde olduğu, 27.03.2019 havale tarihli ziraatçi bilirkişi raporuna göre de dava konusu taşınmazların tarım arazisi olduğu, diğer tarım arazileri ile aynı şekilde kullanıldığı ve komşu orman parsellerinden bitki örtüsü bakımından ayrışmakta olduğu, dava konusu 101 ada 73, 55 ve 69 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak; keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanlarında açıkça belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazların davacı …’a ait olduğu, davacı … tarafından bu taşınmazlara buğday, mısır, patates ve fasülye ekilmek suretiyle kullanıldığı, taşınmazların başka kimse tarafından kullanılmadığı, davacı …’ın taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin 50 yıldan fazla sürmüş olduğu, 101 ada 55 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların … tarafından yapılmış olduğu, dava konusu 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın davacısı …’ın ise 18.06.2018 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiği, dava konusu 101 ada 81 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarında belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın … ve …’ın babaları …’a ait iken onun ölümünden sonra yarı yarıya eşit hisseli olarak … ve …’a kaldığı, taşınmazın … ve … tarafından ekilip biçildiği, elde edilen mahsüllerin yarı yarıya paylaşıldığı başka kimsenin bu taşınmazları kullanmadığı, … isimli şahsın köyde oturmadığı, 25.12.2001 tarihli köy senedindeki sınırların dava konusu taşınmaza sınırları itibariyle uyduğu, davalı …’ın delil olarak sunduğu 25.12.2001 tarihli satış senedinin dava konusu köyle bağlantısı olmayan, Giresun ili, … ilçesi, … köyünde ve … muhtarı tarafından düzenlendiği, senedi yetkisi olmayan muhtarın düzenlemiş olduğu, senette taşınmazın bulunduğu Bağlama köyü muhtarı ve azasının isminin bulunmadığı, senedin zilyetlikle birleşmediği, ayrıca bozmadan önceki kararının davalı … tarafından temyiz edilmediği, dava konusu 101 ada 44 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı üzere, dava konusu taşınmazın … ve … isimli kardeşlere 1/2 oranında ait olduğu, taşınmaza buğday, arpa, mısır, patates, fasülye ekilmek suretiyle … ve … tarafından kullanıldığı, taşınmazın başka kimse tarafından kullanılmadığı, ayrıca …’ın 30.10.2007 tarihli duruşmada kardeşi …’ın açmış olduğu davayı kabul ettiği gerekçesi ile, … tarafından dava konusu 101 Ada 44, 55, 69, 73 ve 81 Parsel sayılı taşınmazlar bakımından açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddine; birleşen dosya davacısı …’ın dava konusu 101 Ada 73 Parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen dosya davacısı … tarafından dava konusu 101 Ada 44 Parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın kabulüne; 101 Ada 44 Parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … ve … adlarına yarı yarıya eşit hisselerle tapuya kayıt ve tesciline, 101 Ada 55 Parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, üzerinde bulunan üç katlı ve tek katlı binalar ile samanlık ve damın … adına beyanlar hanesine şerh düşülmesine, 101 Ada 69 Parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 Ada 73 Parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle davacı karşı davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 Ada 81 Parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak suretiyle toplam 16 pay kabul edilerek 8 payın … adına, tespit maliki … ölü olduğundan verasete iştirak hükümleri uyarınca 8 payından 1 payın …’ın oğlu … adına, 1 payın … oğlu … adına, 1 payın … oğlu … adına, 1 payın … oğlu … adına, 1 payın … kızı … adına, 1 payın … kızı … adına, 1 payın … kızı … adına, 1 payın … kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline, …’ın dava konusu 101 Ada 81 Parsel sayılı taşınmaz bakımından açtığı müdahalenin men’i davasının reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. İlk Derece Bölge Mahkemesince 05.07.2019 tarihli ek karar ile davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
3. 05.07.2019 tarihli ek karar davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, davanın davalı kuruma karşı açılmasının hukuka, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, aksi halin kabulünde dahi davalı kurumun yasal hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin 03.07.2019 tarihinde saat 24:00’dan önce UYAP sisteminden dosyaya gönderilmek istendiğini, ancak, vekalet harcı ödemelerinin 23:45 ila 00:15 arası banka sistemi nedeniyle tahsil edilemediğinden sistemin dilekçeyi kabul etmediğini açıklayarak temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak, dava konusu 101 ada 81 parsel sayılı taşınmazın müvekkilince önceki malikinden satın alındığı, satın alma tarihinden bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını, beyanları hükme esas alınan tanıklar ile … arasında akrabalık bağı bulunduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz (aktarılan dava) davasında taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13 ve 14 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen, temyizin süre yönünden reddine ilişkin 05.07.2019 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Genel mahkemeden aktarılan tescil davasında Hazine yasal hasım olup, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davalı … vekilinin (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2019 tarihli ek kararının ONANMASINA,
2.Davalı Hazine vekilinin (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine,
3.Davalı Hazine vekili vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6 ve 11 inci fıkrasında yer alan, “… ve Maliye Hazinesi’nden…” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davalı …’tan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.