YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10391
KARAR NO : 2023/542
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2082 E., 2019/1121 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmasına itiraz ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili 20.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; 1924 tarihli iskan tapu kaydı uyarınca müvekkillerinin murisi adına kayıtlı olan taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 Sayılı Kanun) 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmaları esnasında orman sınırları içerisine alındığını öne sürerek tespite itirazlarının kabulü ile taşınmazın müvekkilleri adına hisseleri oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; … Bölgesinin tapulanmasının 1960’lı yıllarda grafik yöntemle yapılarak paftaların karton olarak tanzim ediliğini, tapuda tescilli ve kadastro çalışmasına konu devlet ormanlarının orman kadastrosunun 1940’lı yıllarda o günün şartlarına göre teknik kabiliyeti olmayan bir sistemle yapıldığını, 6292 sayılı Kanun’un 11/10 uncu fıkrası ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmasının tamamen teknik bir çalışma olup çalışmanın amacının teknik uygulama kabiliyeti bulunmayan, ancak tapuda tescilli ormanları günün tekniğine uygun olarak bilgisayar ortamına aktarmak, tapuda düzeltilmesi gereken orman ve diğer tapulu parsellerdeki teknik düzeltmeleri yapmak işleminden ibaret olduğunu, evvliyatı orman olan yerlerin daha sonra orman alanı dışına çıkarılsa bile o yerdeki işgalcilerin herhangi bir hak iddiasında bulunmalarının mümkün olmadığını, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olmayacağını ve zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğini, bu nedenle orman sınırları içerisinde kalan taşınmazlara ilgili olarak iskan kayıtlarının veya tapu kayıtlarının hukuki kıymetlerinın bulunmadığını açıklayarak yürürlükteki yasalar gereğince usule uygun olarak yapılan işlemlere karşı açılmış olan davanın öncelikle usulden, usul itirazları yerinde görülmeyecekse esastan reddine, davaya konu taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı … İdaresi vekili, duruşmada alınan beyanında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın, kesinleşen orman tahdidinde, orman sınırları içerisinde kaldığı, 2896 Sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun (2896 Sayılı Kanun), 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun), 4999 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 Sayılı Kanun ), 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 Sayılı Kanun) ve 6292 sayılı Kanun’lar uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında da taşınmazın orman vasfının değişmediği, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmaz açısından, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, tescil talebi yönünden ise dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, davacı tarafça 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının askı ilan süresi içerisinde tescil istemi yönünden eldeki davanın açıldığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışması ile mülkiyet kadastrosunun ayrı yargılamaların konusu olduğu, davacının tescil talebi açısından da mahkememizin görevsiz olduğu gerekçesi ile; 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davasının reddine, tescil talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Nöbetçi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alınan bilirkişi raporları ile dava konusu arazinin daha önce orman sınırları içerisinde bırakılmasına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunun ortaya çıktığını, bu bakımdan dava konusu arazinin orman arazisi olmadığı tespit edilerek orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğini, ilk yapılan kadastro çalışmaları sınırları bu çalışma ile sonuçlandığından ilk çalışmalar olan 1938-1939-1940 kadastrosunun ve sonraki kadastro çalışmalarının kesinleşmediğini, itiraza konu kadastro aplikasyon çalışması sırasında muhtarlar ve bilirkişilerin çalışmaya dahil edilmeyerek ilgili tüzük ve yönetmeliklere aykırı bir çalışma yapıldığını, mübadil olan müvekkillerine iskanen verilen yerin ormana katıldığını, askı ilan süresinde açılan davada 3402 sayılı Kanun’un 11 ve 26 ncı maddeleri ve ilgili Kanunlar uyarınca Kadastro Mahkemesinin tescil talepleri yönünden de yetkili iken İlk Derece Mahkemesince aksi düşünce ile tescil talebi bakımından görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar velinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası ve 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesine göre yapılan teknik hataların düzeltmesi çalışmasının yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.