Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/1224 E. 2011/5580 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1224
KARAR NO : 2011/5580
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Meydana gelen kaza sonucu yaralanan mağdur …’nin annesi şikayetçi…04.06.2007 tarihli duruşmada sanığa yönelik şikayetinin devam ettiğini beyan ettiği halde, şikayetçiye, mağdura velayeten davaya katılma isteğinin bulunup bulunmadığı sorulmayarak 5271 sayılı CMK’nın 238/2. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Soruşturma aşamasında beyanı alınmayan, olayın meydana geliş şeklinin tespiti bakımından dinlenilmesi gereken 07.01.2000 doğumlu mağdur …’ye 5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi gereğince istemi olmaksızın vekil atanması ve 5271 sayılı CMK’nın 236/3. maddesine göre beyanı alınacağı sırada psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bilirkişi hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşmada hazır edilip kimlik tespiti yapılan ve böylece konuşma yeteneğini tespit edilen mağdurun konuşma yeteneği olmadığı belirtilerek ifadesinin alınmamış olması,
3- Soruşturma aşamasında düzenlenen 21.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda sanığın yola aniden çıkan çocuğa aracının ön kısmıyla çarptığı, aracının hızını yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak suretiyle kazanın oluşumunda % 40 kusurlu olduğunun belirtilmesi; sanığın ise, çocuğun park halindeki kamyonun arkasından aniden yola çıkıp koşarken aracının sağ ön yan kısmına çarptığını beyan etmesi karşısında, düzenlenen bilirkişi raporu ile sanık savunmasının olayın meydana geliş şekli bakımından farklı içerikte olduğu dikkate alınarak, taraflar hazır olacak şekilde, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp olayın meydana geliş şekli kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlendikten ve tarafların kusur durumu tereddütsüz şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle “sanığın olayda daha az kusurlu olduğu bilirkişi raporu ile belirlendiğinden CMK’nın 223 mad. gereğince beraatine” şeklinde çelişkili hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.