YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4536
KARAR NO : 2023/2844
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2010 tarihli ve 2010/367 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şikayetçinin ikametinden av tüfeği, halı ve battaniye çaldığından bahisle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/4,143, 68, 53, 63. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 62, 116/4, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 10 ay ve 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 12.12.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3. İlk derece mahkemesince sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde 11.02.2011 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 62, 116/4, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 10 ay ve 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/7393 Esas, 2022/1995 Karar sayılı kararı ile; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün onanmasına, hırsızlık suçundan ise, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/174 Esas, 2022/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi; sanık hakkında 18.06.2014 tarihinde ilga edilen 142/1-b maddesinin uygulanamayacağı, lehe hüküm olan 141/1. maddesinin ve haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiği, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanmamasının sebeplerinin belirtilmediği ve dosyanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikayetçinin suç tarihinde … ilinde bulunduğu sırada, sanığın, şikayetçinin evinin çatısına geceleyin tırmanarak içeri girdiği, evde bulunan halı, battaniye ve Zirve marka av tüfeğini çaldığı, sanığın çaldığı av tüfeğini satmaya karar verdiği, şikayetçinin damadı olan M. G.’nin sanığın satmak istediği av tüfeğinin seri numarasını tanık S. C. vasıtası ile öğrendiği, sanıktaki av tüfeğinin şikayetçiye ait olduğunun anlaşılması üzerine durumun kolluk kuvvetlerine haber verildiği ve sanığın yakalandığı, sanığın ise, suçunu ikrar ettiği mahkemece kabul edilerek, sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Şikayetçi savcılıktaki ifadesinde, diğer zararlarının sanık tarafından karşılandığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142-1-b ve 143. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, sanığın eyleminin 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile ilgasından önceki 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesinde düzenlenen ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektiren ‘bina dahilinden hırsızlık’ suçunu oluşturduğu, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yürürlüğe giren ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin sanık hakkında uygulanmadığı, aynı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca sanık lehine olan söz konusu madde uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Lehe hükümlerin uygulanmasına dair talebi bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 50/1. maddesi gereğince sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumları, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınıp, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, aynı maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi ve aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca, sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, HAGB kararı verilmesinden sonra açıklanan hükmün bozulmasından dolayı yasal engeli kalkan sanık hakkında “koşulları oluşmadığından” şeklindeki yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/174 Esas, 2022/486 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.