Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/17103 E. 2013/3612 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17103
KARAR NO : 2013/3612
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında mala zarar vermek suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
1-Sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak, sanık Racep Çalışkan hakkında da hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında mala zarar vermek ve sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a-5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin 3.fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanunun 50.maddesinin 2.fıkrasında ise, “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına karar verilmesinin gerekmesi karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanun’un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak; 5237 sayılı TCK’nun 50/2.maddesine göre, uygulanan maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve zorunluluk olmaksızın hapis cezasının mahkemece tercih edilmesi halinde bu durumda artık hapis cezası adli para cezasına çevrilemeyecektir. Açıklanan nedenlerle, sanık … hakkında mala zarar

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

verme suçundan kurulan hükümde, seçenekli cezalardan kısa süreli hapis cezasına tekerrür nedeniyle zorunlu olarak hükmedildiğinden, bu cezanın yasada aranan diğer koşullar bulunduğunda adli para cezası ya da önlemlerden birine çevrilmesine yasal bir engel bulunmadığı halde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle verilen kısa süreli hapis cezasının TCK.nun 50/2. maddesi uyarıncaadli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, ancak işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun zarar doğmasına elverişli suçlardan olmadığı ve sanık …’ın adli sicil kaydındaki sabıkasının adli sicilden çıkarılma şartlarının oluştuğu gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; katılanın zararını karşılamaması biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi