Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1746 E. 2010/2199 K. 09.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1746
KARAR NO : 2010/2199
KARAR TARİHİ : 09.04.2010

…’yü kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda:Hükümlülüğüne ilişkin (…) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/05/2006 gün ve 38/134 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yaralama suçundan sanık … hakkında … 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/10/2002 tarihli kararın taraflarca temyizi üzerine hükmün Dairemizin 07/04/2004 tarihli kararıyla suç vasfının öldürmeye teşebbüs olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, mahkeme 08/12/2004 tarihinde Dairemiz bozma ilamına karşı direnme kararı verildiği, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından lehe yasa değerlendirmesi açısından dosyanın iade edildiği, mahkemece yapılan karşılaştırma sırasında 10/05/2006 tarihinde yaralama suçundan kurulan hükmün de sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30/04/2009 tarihli kararıyla sonuç ceza miktarına göre CMK.nun 231 maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece dosya esas defterine kayıt edildikten sonra, “mahkemenin 10/05/2006 ve önceki direnme kararı henüz temyizen incelenmediğinden, yaralama suçundan aynı kararın verildiği, usul hükümlerine göre yerel mahkemenin direnmesi üzerine ceza dairesinin dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndermesi gerektiği, dairenizce bu usul hükmünün dikkate alınmamasının anlaşılamadığından, dava dosyası CMUK.nun 322/son maddesine göre kararın düzeltilmesi konusunda gereğinin takdiri” gerekçesiyle yazı ekinde gönderilmiş ise de,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirmesi yapılmak üzere verdiği iade kararları bozma etkisi doğurduğundan, iade kararından sonra verilen 10/05/2006 tarihli hüküm direnme kararı olmayıp yeni bir hüküm olduğundan, bu hükmün incelenmesi sonucu Dairemizce verilen 30/04/2009 tarihli bozma kararı üzerine duruşma açılarak bozma kararına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verildikten sonra hüküm kurulması,kurulan bu hükme karşı temyiz isteminde bulunulduğu takdirde dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesi gerektiğinden, dosyanın incelenmeksizin mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na (TEVDİİNE), 09/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.