YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4449
KARAR NO : 2023/2868
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/8 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Yunak Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2007 tarih ve 2007/205 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın saat 20.00 sıralarında şikâyetçinin park halinde duran aracının camını kırarak ön konsol üzerinde bulunan çantasını çaldığı ve bu şekilde üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2008 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 62, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiş; anılan kararın üst Cumhuriyet savcısı tarafından lehe temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2011/7152 Esas, 2013/25065 Karar sayılı kararı ile; soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle şikâyetçiye etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının sorulması gerektiğine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararda gerekçe gösterilmediğine ve 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmamasının yerinde olmadığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma üzerine Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2014 tarihli kararı ile sanığın aynı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine ve hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; bu karar 17.11.2014 tarihinde kesinleşmiş, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/8 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; lehine olan maddelerin uygulanmasını istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın saat 20.00 sıralarında şikâyetçinin park halinde duran aracının camını kırarak ön konsol üzerinde bulunan çantasını çaldığı iddiası ile açılan davada, Yerel Mahkeme de oluşu bu şekilde kabul ederek, şikâyetçinin kısmi iadeye muvafakatinin olduğunu, suçun sabit olduğunu, işbu dava dosyasının hüküm açıklama dosyası olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51. maddelerinın uygulanmadığını belirtmiştir.
2. Sanığın tevil yollu ikrarı, Görgü ve Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 04.09.2014 tarihli kararda, sonuç cezanın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1, 62. maddeleri uyarınca hesap hatası sonucu 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası olarak belirlendiği, sanığın deneme süresinde yeniden suç işlemesi nedeniyle Mahkemece hüküm açıklanırken sonuç cezasının 7 ay 23 gün olarak belirlenmesi doğru olmakla birlikte açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde farklı hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; bozma kararı üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 21.02.2008 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün Üst Cumhuriyet savcısı tarafından lehe temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2011/7152 Esas, 2013/25065 Karar sayılı ilamıyla bozulması karşısında, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınarak sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/8 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulandığı kısım ile lehe hükümlerin tartışıldığı kısımdaki “TCK 51” ibaresinin çıkarılmasına ve hüküm fıkrasına “sanık hakkında tayin olunan 7 ay 23 gün hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında aynı Kanun’un 51/3. maddesi gereğince mahkemenin takdirî göz önünde bulundurularak 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun’un 51/6. maddesi gereğince sanığa başkaca herhangi bir yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine, aynı Kanun’un 51/7-8. maddeleri gereğince cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarına” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.