Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9418 E. 2023/2866 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9418
KARAR NO : 2023/2866
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2016 tarihli ve 2016/1903 Esas sayılı iddianamesi ile, pazar alanında gezen kolluk görevlilerinin sanıkların şikâyetçinin çocuk arabasına asılı halde duran çantasını çaldıklarını görmeleri üzerine hemen yakalandıkları ve bu şekilde sanıkların üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/156 Esas, 2016/450 Karar sayılı kararı ile sanık …’nin hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 35, 62, 50/1-a. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına; sanık …’nın hırsızlık suçundan, aynı Kanun’un 141/1, 35, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin temyiz isteği; suçu işlemediğine, kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Polis memuru olarak görev yapan tanıkların semt pazarı içerisinde gezdikleri sırada şikâyetçinin çantasının bebek arabasına asılı vaziyette olduğunu gördükleri ve takip etmeye başladıkları, şikâyetçinin pazarda bulunan tezgahtaki giyim eşyalarına baktığı sırada sanık …’nın yakınında bulunan sanık …’ya gözüyle işaret ederek şikâyetçinin çantasını gösterdiği, sanık …’nin de fark ettirmeden şikâyetçinin çocuk arabasına asılı bulunan çantasını aldığı ve kendileri ile birlikte hareket edip yaşının küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen suça sürüklenen çocuk Ö.’ye verdiği, suça sürüklenen çocuğun çantayı alarak olay yerinden uzaklaşmaya başlayacağı sırada görevli polis memurları tarafından yakalandığı, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar savunmalarında, suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmiştir. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan tutanak ile bu tutanağı doğrulayan tutanak tanıklarının beyanları, dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın hüküm tarihinden sonra 22.09.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, hükmün esasa ilişkin yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 10.02.2016 tarihli tutanak kapsamı ve bunu doğrulayan tutanak tanıkları beyanlarından eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümü (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/156 Esas, 2016/450 Karar sayılı sayılı kararırına yönelik sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.