Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/26787 E. 2013/12429 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26787
KARAR NO : 2013/12429
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında 07.11.2006 günlü eylem nedeniyle verilen beraat kararının temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında 26.09.2006 tarihli eylem nedeniyle verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
a- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken,suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi sebebiyle adli para cezasının tercih edilemeyeceğinden bahisle yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
b-Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nın 125/3-4 madde ve fıkraları uyarınca hükmolunan cezadan aynı kanunun 62.maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken 11 ay 20 gün yerine 1 yıl hapis cezasına hükmolunarak sanığa fazla ceza tayini,
c-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, hakaret suçu yönünden katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı anlaşılmakla adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan avukat sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, Avukat olan sanığın hangi kişilik özelliklerinin olumsuz değerlendirildiği açıklanmadan “sanığın kişilik özellikleri ve mağdurun zararı giderilmediği” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi