YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24215
KARAR NO : 2013/12511
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükmün 02.02.2012 tarihinde temyiz edildiği, mahkemece temyiz harcının yatırılmadığı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde harç yatırılıp makbuzu mahkemeye gönderildiğinde dosyanın temyize gönderileceği aksi halde, kararın kesinleştirileceği ve temyiz talebinin reddine karar verileceğini, belirtir ihtarname düzenlenerek 24.02.2012 tarihinde katılan vekiline tebliğ edildiği, katılan vekilinin 09.05.2012 tarihli başvurusunda dosyanın CMK dosyası olması dolayısıyla katılana ulaşma imkanının bulunmadığı bu nedenle temyiz masrafını temin edemeyeceğini bildirdiği, bunun üzerine Mahkemece, 15.05.2012 tarih ve 224-24 sayılı ek karar ile, “Temyiz harcı yatırılmadığından 6217 sayılı Yasa ve CMK 296. maddesi gereğince temyiz talebinin reddine ” dosya üzerinden karar verilmiş, 25.05.2012 tarihinde tebliğ edilen ek karara karşı katılan vekili 01.06.2012 tarihinde temyiz hakkının harçsız olarak kabul edilmesi için dilekçe vermiştir.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. Maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de ,Anayasa
Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek 15.05.2012 tarih ve 2012/224-24 sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.