Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/10785 E. 2023/2410 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10785
KARAR NO : 2023/2410
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

U Y A R L A M A Y A R G I L A M A S I
B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.1995 tarihli ve 1995/10933 numaralı iddianamesiyle hükümlü hakkında şikâyetçilere ait iş yerlerine girmek suretiyle çeşitli miktarlarda hurda malzeme çalması sebebiyle hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 522, 39 ve 40. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.1996 tarihli ve 1995/305 Esas sayılı kararı ile hükümlü hakkında hırsızlık suçundan, 765 sayılı Kanun’un 493/1-son, 522 ve 59. maddeleri gereğince iki kez 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Hükümlü hakkında verilen karar Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 09.06.1997 tarihli kararı ile onanarak kesinleştirilmiştir.
4. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2016 tarihli yazısı ile hükümlü hakkında verilen kararın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe olan hükümleri bakımından değerlendirilmesi talebi üzerine 07.03.2016 tarihinde … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 1995/305 Esas ve 1996/188 Karar sayılı ek karar ile dosya üzerinden hükümlü hakkında yeni kanun lehe olduğundan ikişer kez olmak üzere hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
5.Hükümlünün … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli ve 1995/305 Esas, 1996/188 Karar sayılı ek kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/517 Esas, 2021/4399 Karar sayılı kararı ile, “5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması” sebepleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozma üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesince 03.06.2021 tarihinde; ikişer kez olmak üzere hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7.Kararı hükümlünün temyiz etmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/24620 Esas, 2022/2195 Karar sayılı kararı ile “5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından; temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, kanuni ve takdiri artırım ve indirim nedenlerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanmasını gerektiren durumlar ile bireyselleştirmenin yapılması gerektiği; müştekilere ait iki ayrı işyerine gece vakti sağlam ve muhkem olan kapı kilitlerini kırmak suretiyle girerek müştekilere ait pek fahiş değerde hurdaları suç arkadaşları ile birlikte çalan hükümlü hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. 522, 59. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanun’un 116/4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının suç tarihi itibariyle şikayete bağlı olup uzlaşmaya tabi suçlar kapsamında bulunması sebebiyle şikayet ve uzlaşma hükümleri değerlendirilerek 765 sayılı TCK hükümleri ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlendikten sonra, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi” sebebiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
9. Bozma ilâmına uyan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1251 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkındaki … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 1995/305 Esas ve 1996/188 Karar sayılı ilâmının kaldırılmasına ve hükümlü hakkında iki kez olmak üzere hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü müdafiinin temyizi, hükümlü hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın temyiz dışı sanık … ve soruşturması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuklar … ve … ile şikâyetçilerin işletmekte olduğu hurda depolarının kapı kilitlerini kırarak şikâyetçi …’ya ait depodan 21.175.000,00 TL değerinde, müşteki …’a ait depodan 5.850.000,00 TL değerinde hurda malzeme çaldıkları tespit edilmiştir.
2. Dosya kapsamında yer alan 12.04.1995 tarihli keşif tutanağına göre, şikâyetçi …’un deposunda yapılan incelemede, demir malzeme ve hurda deposu olarak kullanılan yerin etrafının 5 metre yüksekliğinde tuğla ve betondan yapılmış duvarla çevrili olduğu, sokağa bakan kısmında iki kanatlı demir parmaklıklı ve demir parmaklıklar üzerine geçirilmiş tel örgü örtülmüş kapısı bulunan üzeri açık depo olduğu, demir kapısının sağlam ve muhkem olduğu, demir kanatları bağlamak için kullanılan demir zincir ve asma kilidin sağlam ve muhkem olduğu, hırsızlığın sağlam ve muhkem olan zinciri kırmak suretiyle gerçekleştirildiği; şikâyetçi …’nın deposunda yapılan incelemede, hurda deposu olarak kullanılan yerin üzerinin açık, etrafının duvarla çevrili olan depo olduğu, deponun sokağa bakan kapısının iki kanatlı, tahta parmaklıklı olduğu, bu kapının sağlam ve muhkem olmadığı, kapı üzerine asılı zincirin ise sağlam ve muhkem olduğu, yine asma kilidin de sağlam ve muhkem olduğu, hırsızlığın sağlam ve muhkem kilit ve zincirin kırılması suretiyle gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
3.Hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiğini gören tanık, M.O. şikâyetçi …’a ait depodan 00.30’da 34 .. … plakalı aracın hurda yüklediğini gördüğünü beyan etmiştir.

4. Şikâyetçi … çalınan hurda malzemelerinin hurda deposu sahibi A.S. isimli iş yerinde olduğunu polislere haber vermesi üzerine yapılan araştırmada her iki şikâyetçiye ait hurda malzemelerin bir kısmı burada bulunmuştur.
5.Sanık savunmasında, …’nın kullandığı 34 .. …. plakalı araç ile dört arkadaş hurda depolarına birlikte girdiklerini, malzemeleri hurdacılara sattıklarını ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Gerekçeli karar başlığında, Mart 1995 olan suç tarihinin, 04.05.1995 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, şikâyetçilere ait depolara gece vakti sağlam ve muhkem olan kapı kilitlerini kırmak suretiyle girerek, şikâyetçilere ait pek fahiş değerde hurdaları suç arkadaşları ile birlikte çalan hükümlü hakkında 765 sayılı Kanun’un 493/1-son. 522, 59. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanun’un 116/4, 119/1-c ve 151/1. maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından da değerlendirme yapılması gerektiği, mala zarar verme suçunun şikâyet uzlaşma kapsamında olup, geceleyin birden fazla kişi ile işyeri dokunulmazlığını ihlâl suçunun uzlaştırma kapsamında olmadığı, gerekçeli kararda şikâyetçi …’ya yönelik eylemde, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından uzlaşma sağlanması nedeniyle sadece hırsızlık suçundan verilen cezaların karşılaştırıldığı ve bu suçlar bakımından herhangi bir hüküm kurulmadığı, şikâyetçi …’un ise 05.03.2016 tarihinde öldüğü, bu sebeple sanık lehine değerlendirme yapılarak şikâyetçi yaşasaydı uzlaşma işleminin yapılabileceği değerlendirilerek yine yalnızca hırsızlık suçu bakımından uyarlama yapıldığı tespit edilmekle; mahkemece şikâyetçi …’un mirasçıları ile sanık arasında mala zarar verme suçu bakımından şikâyet ve hükümleri değerlendirilerek ve suç tarihi itibarıyla mala zarar verme suçunun şikâyet ve uzlaşma kapsamında olduğu gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin ve 765 sayılı Kanun hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlendikten sonra, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabule göre de;
Şikâyetçilerin beyanları, sanık savunması ve keşif tutanağına göre, hırsızlık eylemlerinin meydana geldiği yerlerin depo olarak kullanılan yapılar olduğu, fiilen iş yeri olarak kullanılmadığı anlaşıldığından iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 ve 3 no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1251 Karar sayılı kararına yönelik hükümlü müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.