Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/11547 E. 2023/2877 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11547
KARAR NO : 2023/2877
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.07.2009 tarihli ve 2009/2362 Esas Nolu iddianamesi ile sanık hakkında evinde bulunan elektrik sayacının bakanlık mühürlerine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığından bahisle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2009 tarihli ve 2009/404 Esas, 2009/631 Karar sayılı kararı ile sanığın ek savunma verilmek suretiyle mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 203/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 18.12.2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanarak … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2005 tarihli ve 2015/444 Esas, 2015/613 Karar sayılı kararıyla aynı Kanun’un 203/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2020/6109 Esas, 2022/1547 Karar sayılı kararı ile özetle; gerekçesiz hüküm kurulduğu ve hırsızlık suçundan dava açıldığı halde, ek savunma hakkı verilerek mühür bozma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğundan bahisle , hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/264 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği Yerel Mahkemece sabit kabul edilmiştir.
2.Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, katılan kurum vekilinin, aşamalarda ifadesinin alındığı tespit edilmiş, 14.05.2009 tarihli Kaçak Elektik Tespit Tutanağı, 15.09.2009 tarihli Mühürleme Tutanağı, 17.09.2009 tarihli Bilirkişi Raporu, sanığın katılan kurum zararını 15.05.2009 tarihinde giderdiğine dair yazı, dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.12.2009 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 08.10.2012 günü yeniden işlemeye başladığının anlaşılması karşısında zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin aynı Kanun ile eklenen 5. fıkrasında, zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağı öngörülmüş ise de, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden anılan Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma sırasında ya da hüküm verildikten sonra zararın tamamen tazmin edilmesi halinde etkin pişmanlık nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/4-a. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, somut olayda suç tarihinin 14.05.2009 olduğu ve sanığın, katılan kurumun zararını soruşturma aşamasında 15.05.2009 tarihinde tazmin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/264 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen zikredilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/264 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/4-a. maddesine göre CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, karar verilerek, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.