YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3132
KARAR NO : 2023/563
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/432 E., 2022/36 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında; … ili, …. ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 44 parsel sayılı 5.246,58 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarıldığı, taşınmazın 1997 yılından beri Şevket kızı İsmahan Güneş’in kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, murisi Musa Güneş’ten intikal ettiğini ileri sürerek taşınmazın tüm mirasçıların kullanımında olduğuna dair şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …. cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı uzun yıllardır kullandığını hala zilyetliği altında bulunduğunu, 2007 yılında ödemiş olduğu ecrimisil bedeline ilişkin makbuzu sunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2016/335 Esas, 2017/348 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2020 tarihli ve 2018/1404 Esas, 2020/6456 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kullanım hakkının tarafları ortak miras bırakını olan Musa’dan kaldığına ve murisin ölümünden sonra paylaşmaya konu edilmediğinin anlaşıldığına göre taşınmazda davalının kullanımının murisin tüm mirasçıları adına olduğu kabul edilerek, davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın bozma ilamındaki gerekçeler ile kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişi adına şerh verileceğini, dolayısıyla davalı adına verilen şerhin korunması gerekirken muris ….’in tüm mirasçıları adına şerh verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanının ölümünden sonra mirasın paylaşmaya konu edilmemiş olması halinde kullanım kadastrosu sırasında lehine şerh verilen mirasçının kullanımının tüm mirasçılar adına olduğunu kabul edilip edilmeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.