YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6154
KARAR NO : 2023/2241
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davacı … mirasçılarından (…, …, …, …)’un açmış olduğu davanın dinlenilme olanağı bulunmadığından reddine, davacılar … mirasçıları; …, …, … ve… mirasçıları; …, …, …’in açmış olduğu davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde, 7980 ada 5 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, 1990 yılında imar çalışması sırasında kendilerine ait hisseyi kütüphane yapılması ve bağış amacına uygun kullanılması şartıyla 1996 yılında davalı belediyeye bağışladıklarını, aradan geçen yıllara rağmen kütüphane tesis edilmediğini ileri sürerek, 7980 ada 5 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafa bağışladıkları hisseler için bağıştan rücu hukuksal nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; resmi akit tablosunda temlikin sebebinin koşullu bağış olmadığı anlaşılmakla birlikte, davalı … Encümen kararının, akitten ayrı düşülmesine olanak bulunmadığı, davacıların iradelerinin, kütüphane yapılması yönünde olduğu, bu durumda alınan encümen kararının tapuda yapılan akdin eki olduğu ve bağışın koşula bağlandığının kabulü gerektiği, söz konusu koşulun yerine getirilmesi için davalı Belediyenin aradan geçen uzun süreye rağmen fiilen hiçbir faaliyetinin olmadığı, bağışlamadan rücu koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle, bağışın koşulsuz olduğunu, mülga … Belediye Meclisi’nin 04.10.1991 tarihli ve 315 sayılı kararı ile onanan planlar ile dava konusu parselin “Kütüphane” olarak planlandığını, imar planında parselin kullanım kararında herhangi bir değişiklik olmadığını, taşınmazın amacı dışında bir kullanımı olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine bugüne kadar planlandığı şekilde inşai faaliyet yapılamamasının haklı gerekçelerinin bulunduğunu, taşınmazda, birden çok hissedarın mülkiyet hakkı devam ederken imar planında belirtildiği haliyle taşınmaz üzerine … inşa edilmesinin mümkün olmadığını, şahıs hisselerinin tümünün kamulaştırılması gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinin de belirli planlar dahilinde, yasayla sınırlandırılmış bütçe oranını aşmayacak şekilde yapıldığını, bağışlama işlemi koşullu kabul edilse dahi bağıştan dönmenin yasal koşullarının oluşmadığını, Kamulaştırma Kanunu’nun 35 … maddesine göre; malikin oluruyla kamu hizmet tesisleri için ayrılmış bulunan yerler nedeniyle eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılık istenemeyeceğini, davacı yanın taşınmazın kamu hizmetine ayrılmasına olur verdiğini, bağış koşulunun haklı gerekçelerle yerine getirilmemiş olması, fiili ve hukuki engeller bulunması halinde haklı sebebin varlığının kabul edilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bağıştan rücu hakkının 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 246 ncı maddesinin ikinci fıkrasında gösterilen istisna dışında kural olarak mirasçılara geçmediği ve temlik de edilemeyeceği, mirasbırakan …’nun 09.02.2007 tarihinde öldüğü, bu tarihte yürürülükte olan Borçlar Kanunu’nun (EBK) 246 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince 09.07.2019 tarihinde açılan davada mirasçıların rücu hakkının bulunmadığı, anılan davacılar tarafından açılan davanın dinlenme olanağı olmadığı, 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun (TBK) 297 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre 29.12.2016 tarihinde ölen mirasbırakan Hideyat Uyan ve 18.03.2015 tarihinde ölen mirasbırakan … mirasçıları davacıların mirasbırakanın payına ilişkin açtıkları bu davada mirasbırakanlarının ölüm tarihi gözetildiğinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davacı … mirasçılarından (…, …, …, …)’un açmış olduğu davanın dinlenme olanağı bulunmadığından reddine, davacılar … mirasçıları; …, …, … ve… mirasçıları; …, …, …’in açmış olduğu davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar temyiz dilekçelerinde özetle, taşınmazın imar planındaki amacına uygun kullanılması şartı bağışlandığını, taşınmaza hala amacına uygun olarak işlem yapılmadığını, temlik edilirken bağışla ilgili bir süre kararlaştırılmadığını, taşınmaz üzerinde kısıtlılık halinin davalı … tarafından sürdürülmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece TBK’nın 291 … maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK’nın 295 … maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir.
TBK’nın 297 nci maddesinde “Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler. Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler. Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilirler.”
BK’nın 246 ıncı maddesinde “Vahibin, rücu sebebine vakıf olduğu günden itibaren bir sene içinde hibeden rücu etmeğe hakkı vardır. Vahip sene geçmeden vefat ederse dava hakkı, mirasçılarına intikal eder ve mirasçılar senenin hitamına kadar rücu davası ikame edebilirler. Mevhubunleh, haksız olarak tasavvur ve tasmim ile vahibi öldürür veya rücu hakkını kullanmaktan menederse, mirasçılar hibenin feshini dava edebilirler.” hükümleri düzenlenilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.