YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/21121
KARAR NO : 2023/4191
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ve müdafiilerinin silahlı terör örgütü üyeliğine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, … vekilinin her iki suç yönünden istinaf talebinin reddi, sanık ve müdafiilerinin dolandırıcılık suçu yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine.
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafileri ile … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına Dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin müşteki kurum ile sanık ve müdafileri tarafından temyiz edilmesiyle yapılan ön inceleme neticesinde;
a) Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından … vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, hükmün temyiz incelemesine konu olmadığı belirlenmiştir.
b) İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ve müdafiilerinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2019/307 Esas, 2021/182 sayılı Kararı ile;
a) Sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 49.580 TL para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/1394 Esas, 2021/1405 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiilerinin silahlı terör örgütü üyeliğine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, … vekilinin her iki suç yönünden istinaf talebinin reddine, sanık ve müdafiileri ile Hazine ve Maliye Bakanlığının dolandırıcılık suçu yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, … vekilinin her iki suç yönünden temyiz talebinin reddine, sanık ve müdafilerinin temyiz taleplerine ilişkin her iki suç yönünden onama görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın lehine olan delillerin toplanmadığına,
2. Sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Tanık İ.’ye soru sorma hakkının kullandırılmadığına, ayrıca tanıkların kendilerini kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunduklarına,
4. Bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olduğuna bununla sanığa ceza verilemeyeceğine,
5. Veri inceleme rapruna itibar edilemeyeceğine,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın tanık İ.C.’yi sorgulama hakkı tanınmadığı yönündeki iddiaları sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, mahkumiyet hükümlerine esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın eleştiri dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
A. … Vekilinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçları Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ve Müdafiilerinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/1394 Esas, 2021/1405 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.