YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13908
KARAR NO : 2023/468
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/27 E., 2018/406 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafi, sanık … ve müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık …’nun duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/216 Esas, 2015/428 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca üçer kez 2 yıl 1 ay hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/216 Esas, 2015/428 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/24959 Esas, 2017/27056 Karar sayılı kararı ile “sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu” sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/406 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaşmanın sağlanamaması üzerine sanıkların dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca üçer kez 2 yıl 1 ay hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.08.2018 tarihli ve 2018/58915 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyizi, sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delilin olmadığına, sanığın suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, delillerin takdirine ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
2. Sanık …’nun temyizi, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, katılan … ile ilgili uzlaşma işlemlerinin usulsüz olduğuna, delillerin takdirine, ceza miktarına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Hükümden sonra 03.01.2023 tarihinde vekalet sunan sanık … müdafiinin temyiz istemi, uzlaşma işleminin usulsüz olduğuna, suç unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ‘ün iş aradığını bilen ve üniversiteden arkadaşı olan sanık …’ nun yanında olay zamanı nişanlısı olan sanık … (Balcı) ile katılana, sanık …’ ın milletvekili dayısı olduğunu, yeni çıkan torba yasasıyla açıktan personel temin edileceğini ve milletvekili kontenjanından kendisini bir iki ay içinde işe aldırabileceklerini beyan edip evrak parası olarak 1.400,00 TL para istedikleri, katılanın bu parayı temin edip sanıklara verdiği, sanıkların, katılan …”nin eşi katılan …’ ü de işe yerleştirmek için 1.400,00 TL nakit para aldıkları, sanıkların bunun dışında sigorta pirim ücreti, sağlık raporu, harç parası gibi sebeplerle farklı zamanlarda katılanlardan 15.000,00 TL para aldıkları, ancak işe alımın gerçekleşmediği ve sürecin uzadığı, katılan …’un da katılanlar … ve Şule vasıtasıyla sanıklarla tanıştığı, sanıkların katılan … ve eşini devlet memuru olarak işe yerleştirecekleri vaadiyle kandırıp 2011 yılı Nisan ayından 2012 Eylül ayına kadar peyderpey 21,260,00 TL para aldıkları, sanık …’nun işi takip ediyormuş gibi katılan …’in telefonuna hayali aday numarası belirtir mesajlar gönderdiği, ancak işe yerleştirme olmadığı, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açıldığı anlaşılmaktadır.
2. Sanıklar … ve …(..), katılanlardan işe girme vaadiyle para almadıklarını savunmuş, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulundukları görülmüştür.
3. Katılan …, 18.000,00 TL, katılan … 21.000,00 TL, katılan … ve … birlikte toplam 15.000,00 TL sanıklara işe girme vaadiyle verdiklerini beyanla şikâyetçi olmuşlardır.
4. Tanıklar İ.M., H.G., Z.Ö.’nün, katılanların beyanlarını destekleyici şekilde ifade verdikleri görülmüştür.
5. Katılan …’in ibraz ettiği cep telefonunda “… aday no 8302242, İlknur Macur aday no 6233342” Şeklinde mesaj yazılı olduğu, mesajın 17/04/2013 tarihinde saat 18.06 da gönderildiği, mesajın telefonun rehber kayıtlarına göre İmran … ismi ile gönderildiği Mahkemece tespit edilmiştir.
6. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanların talep ettiği edimin sanıklar tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüş, İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 15.02.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 30.03.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 34 üncü maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenmiştir.
7. Mahkemece, sanıkların aşamalardaki savunmalarında, katılanları işe yerleştirmek bahanesiyle para almadıklarını, katılanları işe yerleştireceğini söyleyerek katılanlardan para alan kişinin …. ve … isimli kişiler olduğunu, bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediklerini beyan ederek üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişler ise de; katılanların birbirlerini doğrular nitelikteki beyanları, sanıkların benzer eylemleri nedeniyle yargılandıkları birden çok dava dosyasının bulunması, tanıklar… ve…’un beyanları ile tüm dosya kapsamı, katılanlar … ve …’ün, kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanıkların, Bursa Milletvekili … Koyuncu’nun tanıdıkları olduğunu, bu kişinin yardımıyla kendilerine işe yerleştireceklerini söyleyerek kendilerini dolandırdıklarını iddia etmiş iseler de, soruşturma aşamasında ve Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ilk ifadelerinde böyle beyanda bulunmadıklarından sanıkların, bir milletvekilinin ismini zikrederek katılanları işe yerleştirme vaadiyle katılanlardan para aldıklarına dair katılanlar … ve …’ün çelişkili beyanlarından başka delil bulunmadığından sanıkların eylemlerinin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetlerine dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’nun, Mağdur … için Uzlaşmanın Usulüne Uygun Yapılmadığına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Uzlaşma raporuna göre, katılan …’un tır şoförü olmasından dolayı uzlaşma görüşmelerine vekilinin katıldığı, sanıkların edimi yerine getirmediği ve vekilin 30.03.2018 tarihli teklif formuna uzlaşmayı kabul etmediğine dair imza attığı anlaşıldığından uzlaşma işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … ve Müdafii ve Sanık … Müdafiinin Diğer Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve müdafiinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/406 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.