YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11526
KARAR NO : 2023/2331
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli kararı ile, sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, köylünün ortak kullanımındaki taşınmazların muhtarlar tarafından satılamayacağına, sanığın cezalandırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Salihler Mahallesinde yer alan tescil harici suça konu taşınmaza çevirme ve tek katlı yığma yapı ve iki adet depo imalatı yaptırarak işgal ettiği iddia edilmiştir.
2. Dikili Belediyesince 27.04.2015 tarihinde suça konu yapılar ile ilgili yapı tatil zaptı düzenlenmiştir.
3. Bilirkişi raporlarında; suça konu yerin, Salihler Mahallesinde yer alan tescil harici yer (devletin hüküm ve tasarrufunda olan) içerisinde kalan ve krokide 51 numara ile gösterilen yer olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık, 35-40 sene önce babasını kaymakamlık oluru ile suça konu yeri köy tüzel kişiliğinden aldığını, 2011 yılından babasının vefatından sonra kendisinin kullandığını beyan etmiştir.
5. Sahilller Mahallesi Muhtarlığı’nın 15.03.2016 tarihli yazısında, suça konu yerin 14.09.1963 yılında kaymakamlık oluru ile Recep Koz’a bedel karşılığında verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Dava konusu yere ilişkin olarak mahallinde keşif yapılarak, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı ve sanığın bu yere tecavüz edip etmediği, işgal varsa tecavüzünün niteliği, miktarı, vasfı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dikili 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.