YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11254
KARAR NO : 2009/15338
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevkii 462 ve 463 parsel sayılı sırasıyla 3.560 m2 – 2.800 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş ve tescil edilmiş satış yoluyla davalı …’e geçmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tescillerine, davalının bu yerlere yönelik el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1945 yılında yapılan orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, 1958 yılında arazi kadastrosu, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması ile 1993-1995 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığına, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığına, ancak makiye ayırma işleminin 28.12.1962 tarihli rapor ile iptal edildiğine, bir an için makiye ayırmanın iptal edilmediği düşünülse dahi makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 … 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.D.’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 … ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmazlara ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki taşınmazların eğim ölçer ile belirlenen eğiminin % 30-35 olduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı, çam ağaçlandırma sahası olduğu, üzerinde çam fidanlarının bulunduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 … ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D.’ nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 … ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, diğer taraftan çekişmeli taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, davalının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini taşınmazı kendisine devir eden kişilerden geri alabileceklerine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/10/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.