YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8973
KARAR NO : 2023/1665
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borçlu … yönünden itirazın kabulüne, bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, davalı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, borçlu … yönünden davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın borçlu ve alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince re’sen gözetilen nedenlerle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borçlu … yönünden itirazın kabulüne, bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, borçlu … yönünden davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu …, alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde: Takibe dayanak çekte borçlu şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisi …’a ait olmadığını, çek üzerindeki aval imzasının da …’a ait olmadığını beyan ederek imzaya ve borca itirazlarının kabulüne, takibin iptaline, kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, imzaya itirazın haksız olduğunu, borçlu şirket adına şirketin yetkilisi …’ın imza attığını, aval veren olarak Erol Yıldırımlar’ın çeki imzaladığını, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle dayanak çekin borçlular tarafından müvekkiline verildiğini iddia ederek borçluların itirazlarının reddine, borçluların %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı takip alacaklısı tarafından davacılar aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı keşidecinin takibe konu senette yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ve aval imzasının davacı …’a ait olmadığından bahisle imzaya ve borca itiraz talebinde bulunulduğu, takibe konu senette keşideci olarak sorumlu bulunan davacı şirket yetkilisi … ve takibe konu senette avalist olarak sorumlu bulunan davacı …’a ait mukayeseye elverişli imza örnekleri celp edilerek ve huzurda imzaları alınarak dosyanın öncelikle … Jandarma Kriminal Müdürlüğü’ne gönderildiği dosyaya sunulan 09.12.2020 tarihli kriminal raporunda davaya konu senette yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ve senette yer alan avalist imzasının ise davacı …’ın elinin ürünü olduğuna dair kanaatin bildirildiğinin görüldüğü, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 20.09.2021 havale tarihli raporda; inceleme konusu çekteki basit tersimli keşideci imzası ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, davacı tarafça borca itiraz talebinde de bulunulmuş ise de 2004 Sayılı İİK 169/a maddesi uyarınca sınırlı sayıda sayılan belgelerle borcun itfa veya imhal edildiğinin ispat edilemediği, davacı … yönünden yapılan değerlendirmede; dosya arasında bulunan … Jandarma Kriminal raporunda senette yer alan avalist imzasının davacının elinin ürünü olduğuna dair kanaatin bildirildiği ve davacı tarafça rapora karşı itiraz edilerek yeni rapor alınmasına yönelik talepte bulunulmasına ve mahkemece yapılan ihtaratlı tebliğe rağmen gerekli bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmadığı görülmekle davacının bilirkişi raporuna itiraz talebinden vazgeçilerek mevcut rapor doğrultusunda avalist imzasının davacının elinin ürün olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirket yönünden yapılan değerlendirmede; 09.12.2020 tarihli raporda borçlu şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisi …’ın eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği, … raporunda ise bu borçlu yönünden kesin kanaat bildirilmemiş olup … raporunun da borçlunun lehine olduğu gerekçesiyle borçlu … yönünden itirazın kabulüne, bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, davalı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, borçlu … yönünden davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu … ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu … vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili … ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, uzman bilirkişilerden yeniden rapor alınmadan hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; … yönünden davanın reddine ilişkin verilmiş olan karara karşı herhangi bir itirazlarının olmadığını, 17.06.2021 tarihli Adli Tıp Raporu ile haklılıkların kanıtlandığını, dayanak çekin tarafların arasındaki ticari ilişki için verildiğini, borçluların itirazının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senette keşideci olarak sorumlu bulunan davacı şirket yetkilisi … ve takibe konu senette avalist olarak sorumlu bulunan davacı …’a ait mukayeseye elverişli imza örnekleri celp edilerek aldırılan … Jandarma Kriminal Laboratuvarın 09.12.2020 tarihli kriminal raporunda davaya konu senette yer alan imzanın keşideci şirket yetkilisi …’ın eli ürünü olmadığı ve senette yer alan avalist imzasının ise davacı …’ın elinin ürünü olduğuna dair kesin kanaatin bildirildiği, raporun taraflara tebliği sonrasında itiraz üzerine, … tarafından hazırlanan 20.09.2021 havale tarihli raporda; inceleme konusu çekteki basit tersimli keşideci imzası ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel …”ın eli ürünü olduğu, çekin ön yüzünde avalist imzasının ise davacı …’ın elinin ürünü olduğuna dair kesin kanaatin bildirildiği, takibe konu senetlerdeki keşideci imzasının, itiraz eden borçlu şirket temsilcisine ait olmadığı, 09.12.2020 tarihli kesin kanaat içeren kriminal raporda belirtildiği, … raporunda imzanın kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğu belirtilmişse de rapor kesin kanaat içermediğinden borçlu lehine olup, mahkemece bu borçlu şirket yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesinin isabetli olduğu, takip dayanağı bonoda alacaklının lehtar, borçlunun ise keşideci olduğu, bu durumda alacaklı ile imzaya itirazı kabul edilen borçlu doğrudan ilişki içinde olduğundan, alacaklının, imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, çekteki imzanın, borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzasının huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, borçluya karşı başlattığı takipte, en azından ağır kusurlu kabul edileceğinden tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması gerekirken mahkemece tazminat ve para cezasına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu, ancak davacı borçlunun istinaf dilekçesinde, tazminat talebi bulunmadığından istinaf sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağından, borçlu şirket lehine tazminata hükmedilemeyeceği, çekteki avalist imzasının ise borçlu …’a ait olduğu bilirkişi raporları ile kesin olarak tespit edilmiş olduğu bu itibarla davacı borçlu ve davalı alacaklının istinaf talepleri isabetli değilse de mahkemece alınması gereken harç kararda belirtilmediğinden ve para cezası yönünden re’sen kamu düzenine ilişkin sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borçlu … yönünden itirazın kabulüne, bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, borçlu … yönünden davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu … ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili … ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, … için imza incelemesi neticesinde eli ürünü olduğu tespiti olsa dahi (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) aval sıfatıyla sorumlu olacağından ve aval veren kim için taahhüt altına girmiş ise onun gibi sorumlu olacağından bahse konu çek üzerinde düzenleyen imzası bulunmadığı için aval veren olarak çek bedelinden sorumlu tutulamayacağını iddia etmiştir.
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen … yönünden davanın reddine ilişkin verilmiş olan karara karşı herhangi bir itirazları olmadığını, takip borçlusu … Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki kapsamında, davaya konu çekin … tarafından imzalandığını, 17.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre borçlu şirket adına atılan imzanın kuvvetle muhtemel …’ın el ürünü olduğunun tespit edildiğini, adli tıp raporunda varılan sonuç ve kanaat ile yapılmış olan tespitin haklılıklarını ispatladığını, müvekkilinin devam eden ticari ilişkiye güven duyduğunu ve iyi niyetli olduğunu, alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesi kararının kaldırılmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169. , 170. ve ilgili maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu … ve alacaklı tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.