Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2916 E. 2008/6614 K. 30.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2916
KARAR NO : 2008/6614
KARAR TARİHİ : 30.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1997 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 101 ada 200 parsel sayılı 3600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yerlerden olduğundan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili iddiası ile dava açmıştır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş , hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan ve zilyetliğe konu olmayan yerin tapusunun iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılan ve 14.01.1981 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde ilk genel arazi kadastrosunun 1973-1974 yıllarında sözü edilen kadastroda tespit ve tescil harici bırakılan yerlerde daha sonra 1997 yılında yeniden genel arazi kadastrosu yapıldığı ve çekişmeli 101 ada 200 sayılı parselin 1997 yılında yapılan kadastro sırasında tespit tutanağının düzenlendiği anlaşıldığı halde, buna ilişkin belgeler ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1981 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin belgeler ve yine 1973 yılına ait kadastro paftası getirtilmemiş ve 1938 yılında hangi nedenle tespit harici bırakıldığı belirlenmediği gibi, karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile 1973-1974 ve 1997 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosuna ilişkin kadastro paftalarının orijinalinden çekilmiş fotokopi örnekleri ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1981 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve çekişmeli taşınmaza komşu olan parseller tespit edilerek bu parsellere ait tespit tutanak suretleri, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile kadastro sonuçu oluşan tapu kayıtları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.;
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve fenehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli; tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, ayrıca 1973-1974 tarihinde yapılan arazi kadastrosuna ilişkin kadastro paftası ile 1997 yılında yapılan arazi kadastrosuna ilişkin kadastro paftası çakıştırılarak her iki pafta üzerinde taşınmazın yeri gösterilmeli; 1973 yılında yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazla hangi nedenle tespit harici bırakıldığı belirlenmeli, paftasında orman nitelemesi yapılarak tespit harici bırakılmışsa H.G..K.’nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında belirtildiği gibi, bu yerde orman kadastrosunda kesinleştiği 14.01.1982 tarihine kadar orman sayılacağından, kadastro tespit tutanağının düzenlendiği 1997 yılına kadar zilyetlik süresinin dolmadığı düşünülmelidir.
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın resmi belgelerde ve 1973 yılı kadastro paftasında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 1981 yılı orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekir. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte, … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalı yanında, murisi yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca, bu taşınmaz tapulama dışı bırakıldığına göre, tapulama paftası ile komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, ne sebeple tapulama dışı kaldığı araştırılıp, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Değinilen yön gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.