Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1682 E. 2008/5339 K. 03.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1682
KARAR NO : 2008/5339
KARAR TARİHİ : 03.04.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.10.1994 gün ve 7487-11471 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmişse de, kesinleşen tahdit haritalarının uygulanmasının uzman olmayan … bilirkişisine yaptırılmasının usülsüz olduğu, yetersiz bilirkişi raporuna değer verilerek hüküm kurulamayacağı, bu nedenle, mahkemece uzman orman mühendisi ve bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla uygulama yapılıp, tahdit hattı ile irtibatlı müşterek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … ’nın davasının feragat nedeniyle, davacılar Orman Yönetimi ile … ’in davalarının esastan reddine ve taşınmazın tespit gibi davalı kişiler adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1953 yılında yapılan arazi kadastrosu işlemleri bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmış, dava konusu parsel bu çalışmalarda orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
1- Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında orman kadastrosu, 1991 yılında 2/B madde uygulaması yapıldığına göre, bu uygulamalara ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit ve 2/B harita örnekleri dosyaya getirtilmeli,
2- Bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz 1943 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde iken 1991 yılında yapılan ve temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından ve Orman Yönetiminin bu davası aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğünden öncelikle yasal hasım durumunda olan Hazineye duruşma günü tebliğ edilip taraf oluşturulmalı, bu işlemler tamamlandıktan sonra,
3- İncelenen dosya kapsamı ve resmi belgelere dayalı araştırma ve inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile çekişmeli taşınmazın yörede 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandığı ve bu işlemin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine göre, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin Orman Yasasına göre suç oluşturacağı ve zilyetler yararına hiç bir hukuki sonuç doğurmayacağı, taşınmaza ait eski tapu kaydı bulunsa dahi taşınmaz orman sınırı içine alınmakla tapu kaydının yasal değerini yitireceğinden, mahkemece yöntemince yapılacak uygulama sonucu dava konusu parsel 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulamasına konu edilmediğinin saptanması halinde, davacı … Yönetiminin davası kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmeli,
4- Taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu edildiğinin belirlenmesi halinde Orman Yönetiminin mevcut davası nedeniyle 2/B madde uygulaması kesinleşmemiş olduğu ve bu davanın aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğünden 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediğinin saptanması gerekir.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip … yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, … erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde, uzman orman bilirkişisinin, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve … rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerekir.
Bir orman yüksek mühendisi, bir … memurundan oluşacak bilirkişiler huzuru ile anlatılan biçimde yapılacak bir araştırma sonucunda nitelik yitirmediğinin belirlenmesi halinde yine Orman Yönetiminin davası kabul edilerek taşınmaz hakkında yukarıda 3 nolu paragrafta belirtildiği, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmeli, nitelik yitirdiğinin belirlenmesi halinde ise, tesbitin iptali ile hali hazır niteliği ile ve kütüğün beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” olduğu yazılarak Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.