Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10473 E. 2009/11887 K. 15.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10473
KARAR NO : 2009/11887
KARAR TARİHİ : 15.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … köyü 343 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B sahasında kalan yerlerden olduğu iddiasıyla davalılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece aynı taşınmaz hakkında Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada, Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/134 Esas – 2007/576 Karar sayılı dosyasında taşınmazın (A) ile işaretli 5282 m2 bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı belirlenerek, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş olduğu, 2/B ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 01/11/2005 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1951 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz 7900 m2 tarla niteliğiyle tesbit ve tescil edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve evvelce Orman Yönetimi tarafından aynı taşınmaz hakkında davalılar aleyhine açılan tapu iptali tescil davasında, Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/134 – 576 sayılı dosyasında yapılan araştırma ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın (A) işaretli bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde, (B) işaretli bölümünün ise dışında kaldığının belirlendiği, yapılan uygulamada 2/B madde hattının da gösterildiği ve buna göre taşınmazın 2/B madde sahasında kalmadığının anlaşıldığı, sözü edilen dosyada Hazinenin taraf olmaması nedeniyle H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hükümden sözedilemezse de, taşınmazın 2/B madde sahasında kalmadığı yönünden güçlü delil bulunduğu göz önünde bulundurularak, Hazinenin tapu iptali tescil davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 15.07.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.