YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15828
KARAR NO : 2023/1053
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2015/470 Esas, 2019/168 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri
uyarınca 15 yıl hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/3195 Esas, 2020/3142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, “temyiz dilekçesinin hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedeni içermemesi” gerekçesiyle “temyiz isteminin reddi” yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Muhbir tarafından, “araç plakası ve bulunabileceği muhit” belirtilerek yapılan 18.09.2015 tarihli ihbar üzerine, söz konusu aracın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilen ve 19.09.2015 günü park halinde görülen araçta, adli arama kararına dayanılarak yapılan aramada, 8 paket halinde 7.940 gram eroinin ele geçtiği olayda; sanığın “Adına kayıtlı söz konusu aracı, haricen … isimli şahsa sattığını, bu şahsın aracın çalındığını kendisine bildirdiğini, bunun üzerine …. Polis Merkezine başvurduğunu, olay sırasında Van ilinde bulunduğunu, ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olmadığını, ” beyan etmesine rağmen, dosya kapsamına göre aracın çalındığına ilişkin sanığa ait bir başvuru ve soruşturma kaydının bulunmaması, uyuşturucu maddelerin ihbar üzerine sanığa ait aracın fiziki takibi ve aranması sonucu ele geçmesi hususları birlikte dikkate alındığında, suçtan kurtulmaya yönelik kaçamaklı savunmalara itibar edilmeyerek, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun sabit olduğu, uyuşturucu maddenin miktarı ve suçun işleniş şekline göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, suça konu uyuşturucu maddenin eroin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım uygulandığı gerekçeleriyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukukî nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin 06.01.2021 tarihli temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz sebebi içerdiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki “temyiz isteminin reddi” görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Suç tarihinden önce 04.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile dördüncü fıkranın (a) ve (b) bentleri şeklinde düzenlendiği ve “a” bendi uyarınca “eroin” cinsi uyuşturucu maddenin ağırlatıcı neden olarak öngörüldüğü halde, ele geçen maddesinin cinsi nedeni ile artırım yapılırken, hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un “188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi yerine, “188 inci maddesinin dördüncü fıkrası” şeklinde gösterilmesi,
B. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hususları hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/3195 Esas, 2020/3142 Karar
sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. İkinci paragrafında yer alan ” TCK 188/4″ ibaresinin çıkarılarak, yerine “5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi” ibaresinin yazılması,
B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.