YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5865
KARAR NO : 2009/8591
KARAR TARİHİ : 26.05.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 123 ada 1 parsel sayılı 1541.31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Mayıs 1934 Tarih, 7 numaralı sicilden gelen Haziran 1962 tarih, 14 numaralı tapu kaydına dayalı olarak davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi çekişmeli parselin bir bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince devlet ormanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce ilk kez İstihkamtepe Serisi Devlet Ormanı Tahdidi adı altında 1964 yılında seri bazında yapılıp 13/03/1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Yörede orman kadastrosu ilk kez 1965 yılında yapılmış ve çekişmeli yer CCXXVIII numaralı poligon içinde “Orman Tahdit Talimatnamesinin 61. maddesi hükmüne göre toplu halde fiili durumu itibarıyla tespit edildi.” denilerek tutanağı düzenlenmiştir. Orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesinde “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 Sayılı Tapu Yasasının 16 ve Orman Yasasının 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmü bulunmaktadır. Tahdide ilişkin tüm tutanak ve belgeler dosya arasında bulunmadığından bu hüküm gereğince dava konusu taşınmaz ve etrafının orman sınırı içinde bırakılıp bırakılmadığı anlaşılamamaktadır.
Ayrıca dosya arasında bulunan tutanaklardan yörede ilk orman kadastrosunun 1965 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan sadece İstihkamtepe serisi ormanları yönünden seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı görülmektedir. 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet
-2- 2009/5865 – 8591
Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazların orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı, eğimi ve çevresinin de incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle orman kadastrosuna ait eksiksiz biçimde tüm tutanak ve haritalar; dava konusu taşınmaz ile komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak örnekleri ile eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesine göre orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde ise bu kez taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumunun eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı, eğimi ve çevresinin de incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.
Tespitte esas alınan ve 1771 Sayılı Yasa gereğince oluşmuş bulunan tapu kaydının tam olarak bu yere ait olup olmadığı da belirlenememiştir. Kayıt 919m2 yüzölçümlü ve değişir sınırlıdır. Kuzey sınırı “çalılık” okumaktadır. Kaydın kapsamı yerel bilirkişi eliyle tam olarak belirlenmeli, çekişmeli yere ait olup olmadığı saptanmalı, çekişmeli yere ait olduğunun belirlenmesi halinde ise “çalılık” okuyan hududu nedeniyle değişir sınırlı olduğu gözetilmeli, … elemanı tarafından dayanak tapu kaydı, 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince sabit sınırdan başlanılarak yöntemince uygulanmalı; miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli; kayıt miktar fazlasının sınırında bulunan ormana el atmak suretiyle kazanılan yer olup olmadığı belirlenmeli, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması durumunda orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten tespitin yapıldığı 2007 yılına kadar 20 yıllık sürenin geçmiş olduğu da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak kurulan hüküm usul ve yasaya ayrıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.